+Davos'ta; 3K.Ç.S. Zamanı+
Bilindiği üzere, küresel ölçekte hakim eko-politik düzen; “Kapitalist/Neo-Liberal” etiketini taşıyor. Adeta kendi içinden çıkardığı kriz ve eşitsizlikler üzerinden yaşayan; yarattığı gerginlik ve sorunlardan beslenen bir garip düzen ve insan yapımı devr-i dilaradan bahsediyoruz. Kapitalizm, kendi kritiğini de gene kendisi yaparken, kirli çamaşırlarını yıkamanın dahi karlı yollarını ( kitap; film vb.) buluyor. Davos toplantılarına yarım asırdan uzun bir süredir ev sahipliği yapan İsviçre, finansal kapitalizmin ketum ve adeta steril merkezi olarak tanınıyor. Oysa, şüpheci zihinler, Jean Zieglar tarafından otuzbeş yıl önce yayınlanan “İsviçre Daha Beyaz Yıkar” adlı belgesel çalışmayı ve teşhir edilen karanlık enstantaneleri unutmuyor!
Küresel ölçekte “Diyalog Ruhunun Geliştirilmesi” gibi seçkinci bir tema ile açılan Davos Zirvesi, bir anda, önce bir “Acil Durum Zirvesi” açılımına, hemen sonrasında, egemen düzenin sıkı bir sorgulanma seansına dönüşüveriyor. Trump’ın merak ve kaygıyla beklenen sunumu ile açılan perde; Macron, Carney, Fink’in keskin, hatta sarsıcı konuşmaları ve Lagard’ın protest jesti açılımlarını dünya gündemine taşıyor:
Başkan Trump’ın, seksen yılı geride bırakan güncel küresel mimari/eko-politik düzenin kurucusu ve koruyucusu olarak, tek egemen( hegemon) şapkasıyla, ben-merkezcil/ABD eksenli yaklaşımlarını sürdürdüğü izleniyor. Bu çerçevede, “ben kurarım; ben yıkarım!” anlayışının farklı ve güncel tezahürlerini paylaşıyor. Nitekim, çağrılı olarak ülkelerin katılım sağladıkları yeni bir oluşum olan “Barış Konseyi” girişiminin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oluşumuna alternatif olma ihtimalleri şimdiden tartışılmaya geçiliyor. Grönland için askeri güç kullanma opsiyonunu, en azından şimdilerde devre dışı bıraktığı mesajı “rahatlatıcı” bulunmakla beraber, Avrupa kanadı ve liderlerine karşı kuvvetli ve alaycı eleştirilerini derinleştiriyor. Avrupa için, başta savunma olmak üzere, “pamuk eller cebe” mesajını sürekli olarak yineliyor ve ABD’nin “vazgeçilemez; görmezden gelinemez güçlü varlığına” sürekli vurgu yapıyor. Üstelik, NATO........
