menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1. Yazı Borsa İstanbul analizi

8 0
17.04.2026

1. Yazı Borsa İstanbul analizi

YILBAŞINDAN BU YANA ENFLASYON %10, BORSA %26 ARTTI FARK NEREDEN GELİYOR? İŞTE RASYONEL YANITLAR

NİSAN ORTASINDA BIST 100’DE PERFORMANS VE RASYONEL AYRIŞMA

* YILBAŞINDAN BU YANA %26,10'LUK GETİRİ İLE LİDERLİK TESCİLİ* KÜRESEL BORSALARDA KOSPI ETKİSİ VE NASDAQ’IN TOPARLANMA SİNYALİ* SEKTÖREL BAZDA SAVUNMA VE ENERJİDE YOĞUNLAŞAN TALEP DENGESİ Ah Değerli Okurlar, Nisan ortasında Borsa İstanbul’un makro sınavı

Ah Değerli Okurlar, Nisan Ortasında Borsa İstanbul’un Makro Sınavı 2026 yılının Nisan ayının ortasına geldiğimiz bu günlerde, piyasalarda Mart ayındaki o yorucu jeopolitik tansiyonun yerini, daha rasyonel ve istatistik odaklı bir fiyatlama iklimine bıraktığını gözlemliyoruz. İlk çeyrek kapanışının ardından BIST 100 endeksinin, makroekonomik değişkenlerin yarattığı türbülansa karşı gösterdiği direnç, bizler için oldukça dikkat çekicidir. Özellikle %10,04 olarak gerçekleşen TÜFE verisinin üzerinde bir performans sergileyen endeks, yatırımcısına reel getiri sunma noktasındaki o kararlı duruşunu, tabiri caizse bir koruma kalkanı gibi sürdürmeye devam ediyor.

Ah Değerli Okurlar, yılbaşından bu yana getiri tablosundaki rasyonel ayrışma

İstatistiksel verileri makro bir perspektifle masaya yatırdığımızda, Borsa İstanbul'un sergilediği performansın tesadüf olmadığını görüyoruz. %26,10'luk getiri oranıyla zirvede tek başına kalan endeks; aynı zamanda enflasyon karşısında erimeyen bir sermaye disiplininin de yansıması. Mevcut veriler ışığında, mevduat ve altının %11 bandında kümelendiği bir ortamda, borsanın sunduğu bu makro perspektif, rasyonel yatırımcının neden hala burada kalmayı tercih ettiğini gösteriyor.

Tablo 1: Yatırım Araçlarının Yılbaşından Bu Yana Performans Analizi

Ah Değerli Okurlar, küresel korelasyonda Borsa İstanbul’un yeri

Dünya borsalarındaki gelişmeleri makro çerçeveden değerlendirdiğimizde, Pasifik’in diğer ucunda KOSPI’nin %47,74’lük sıra dışı yükselişiyle ayrıştığını not etmemiz gerekiyor. Buna karşın, Batı cephesinde Nasdaq ve S&P 500'ün %3 bandındaki mütevazı toparlanma çabaları, küresel risk iştahının hala "bekle-gör" stratejisine sarıldığını gösteriyor. İşte tam bu noktada, Borsa İstanbul’un %26,10’luk performansı, gelişmekte olan piyasalar içinde ne denli rasyonel bir hikaye yazdığımızın istatistiksel ispatıdır.

Tablo 2: Dünya Borsalarında Yılbaşından Bu Yana Getiriler

Ah Değerli Okurlar, hisselerdeki ısınma ve sektörel projeksiyon Endeksin lokomotiflerine baktığımızda, Aselsan’ın %77,38 ve Tüpraş’ın %51,30’luk yılbaşı getirileri, stratejik sektörlerin portföylerde neden hala ağırlığını koruması gerektiğini bizlere fısıldıyor. Ancak bazı yan kağıtlarda görülen %290’lık rasyonel olmayan yükselişleri, bir "aşırı ısınma" sinyali olarak okumalıyız. Abartıdan uzak durmanın altını çiziyorum; reel üretime, savunmaya ve enerjiye dayanan devlerin bu ralliye eşlik etmesini piyasa sağlığı açısından son derece kıymetli buluyorum.

Tablo 3: BIST 100'de Yılbaşından Bu Yana Öne Çıkan Getiriler

Ah Değerli Okurlar, İkinci Çeyrek Beklentileri ve Stratejik Duruş Nisan ayının ortasındaki bu tabloyu analiz ettiğimizde, elde edilen %26,10'luk getirinin korunması adına piyasanın bir miktar dinlenme ihtiyacı hissetmesini gayet rasyonel karşılıyoruz. Enflasyonun üzerinde bir getiriyle ilk çeyreği kapatan yatırımcı için şimdi en kritik soru; bu momentumun sürdürülebilir olup olmadığıdır. Var olan veriler ışığında, önümüzdeki çeyrekte sektörel rotasyonların daha keskinleşeceğini ve "hikayesi olan" şirketlerin ön plana çıkmaya devam edeceğini öngörüyorum. 

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.


© Borsa Gündem