menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal Medya Var, Basın Yok: Türk Siyasetinin Yeni Gerçeği

6 0
13.04.2026

Fotoğraf her şeyi anlatıyor

Bazen uzun uzun yazmaya gerek kalmaz.

Tek bir fotoğraf, her şeyi anlatır.

AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ile ilçe teşkilatının “basınla tanışma” toplantısı…

Fotoğrafa bakıyorsunuz:

Gazeteci yok. Kendileri dizilmiş, poz vermişler.

Eleştiri yok. Bodrum gündemi ile ilgili konuşma yok.

İşte bugünün özeti tam olarak bu kare.

Dün yazdım, bugün fotoğraf doğruladı

Dünkü yazımda, “basın toplantılarında basının olmaması” üzerine eleştirilerimi dile getirmiştim.

O yazıda mesele bir tespitti.

Ama bugün karşıma çıkan bu fotoğraf, o tespiti tartışmasız bir gerçeğe dönüştürdü.

Çünkü burada artık yorum yok, doğrudan görüntü var.

“Basınla tanışma” denilen bir toplantıda, basın mensuplarının olmaması sadece bir eksiklik değil, bir anlayış sorunudur.

Ve açık söylemek gerekir:

Bu fotoğraf, yazdıklarımı doğrulamakla kalmadı, fazlasını söyledi.

SOSYAL MEDYA HASTALIĞINA YAKALANAN SİYASETÇİLER

Sosyal medya var, gazeteciye gerek yok (!)

Türkiye’de siyasetçiler artık basına ihtiyaç duymuyor.

Çünkü onların yeni “basını” var: sosyal medya.

Fotoğraf çekiliyor, toplantı bitiyor ve…

Ve görev tamamlanmış sayılıyor.

Ne soru var, ne sorgulama.

Ne de rahatsız eden bir gazeteci.

Siyasetçi konuşuyor, siyasetçi dinliyor, siyasetçi paylaşıyor.

Sokakta bir esnafla resim çekiyorlar ve sosyal medyada “ESNAF ZİYARETİ” diye hem parti yetkililerini hem de halkı kandırıyorlar.

Bunu şu parti bu parti ayrımı yapmadan söylüyorum. Tabii ki doğrusunu yapıp halkla iç içe olan siyasetçiler de vardır ama azınlıktadır. Çoğu sosyal medya ziyareti yapıyor.

Mesela, İsveç’te siyasetçi çalışır, Türkiye’de paylaşır

40 yılı aşkın süredir İsveç’te yaşayan bir gazeteci olarak açık söylüyorum:

İsveç’te siyasetçi iş yapar.

Türkiye’de siyasetçi iş yaptığını gösterir.

İsveç’te görev başındaki bir siyasetçi;

toplantı yapar, heyet kabul eder, karar alır…

Ama bunları sürekli fotoğraflayıp sosyal medyada sergilemez.

Çünkü orada siyaset “görünmek” değil, “yapmak” üzerinedir.

Günler paylaşım yapmakla değil, icraatla geçer.

Türkiye’de ise çoğu zaman tam tersi:

Toplantı kadar, hatta bazen toplantıdan daha önemli olan şey…

o toplantının fotoğrafıdır.

Aradaki fark: Görüntü mü, gerçek mi?

İsveçli siyasetçi hesap verir.

Türk siyasetçi görüntü verir.

İsveç’te gazeteci sorar.

Türkiye’de çoğu zaman sosyal medya cevap verir.

Bu fark sadece iletişim farkı değil, bir yönetim anlayışı farkıdır.

Sosyal medya bağımlılığı: Yeni siyaset tarzı

Türk siyasetinde yeni bir alışkanlık var:

El sıkışma paylaşılır.

Neredeyse, affedersiniz, lavaboya gidişlerini paylaşır hale gelmişlerdir.

Siyasiler, özellikle de kurum yöneticileri ile resimlerini paylaşır.

Çünkü bu, çevreye güçlü olduğu izlenimini verir.

Onun içindir ki özellikle iktidar partilerinin temsilcileri vatandaş yerine tayin işleri ile uğraşır.

Sosyal medya, gazeteciliğin yerini tutmaz.

Gazeteci soru sorar ve rahatsız eder.

Sosyal medya rahatlatır.

Sosyal medya vitrin oluşturur.

Basın yoksa, denetim de yok

“Basınla tanışma” toplantısında gazeteci yoksa,

orada aslında basın da yoktur.

Basın yoksa denetim yoktur.

Denetim yoksa şeffaflık yoktur.

Bu sadece bir fotoğraf meselesi değil,

bu bir demokrasi meselesidir.

Fotoğrafa tekrar bakın.

Başlık: Basın buluşması

Gerçek: Siyasetçi buluşması

İsveç’te siyasetçi iş yapar, bunu göstermek zorunda değildir.

Türkiye’de ise görünmek, çoğu zaman iş yapmanın önüne geçmiştir.

Ben gördüm, yazdım, düşündüm.

Şimdi size soruyorum:

Bu kadar çok fotoğrafın olduğu yerde,

gerçekten ne kadar basın, ne kadar gerçek var?

Ne kadar vatandaşın sorununa odaklanma vardır?


© Bodrum Gündem