Epstein Dosyaları ve İran
Epstein dosyaları beklenildiği gibi dünyada büyük bir skandal yarattı. İçlerinde Büyük Britanya ve Norveç kraliyeti ailesinin de bulunduğu Epstein Dosyaları’nda adı geçen yüzlerce ünlü, şarkıcı, oyuncu, politikacı ve diğer kamu figürünün isimlerinin yer aldığı bir liste yayınlandı. Bu, ABD Başsavcısı Pam Bondi’nin milyonlarca e-posta, fotoğraf ve mektuptan oluşan tüm belgelerin kamuoyuyla paylaşıldığını açıklamasının ardından geldi.
Eski Başbakan Gordon Brown, Andrew’un Epstein ile görüşmek için RAF uçaklarını kullanmış olabileceği endişesini dile getirdi…
Eski Başbakan Gordon Brown, Andrew Mountbatten-Windsor’ın Jeffrey Epstein’ı ziyaret etmek için RAF üslerini ve hükümet uçuşlarını kullanmış olabileceği endişesini dile getirerek soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Eski Prens Andrew, 2001’den 2011’e kadar, İskoç Başbakanın Başbakanlık yaptığı üç yıl da dahil olmak üzere, İngiliz ticaret elçisi olarak görev yapmıştı.
Sunday Telegraph, Brown’ın Londra, Surrey, Sussex, Thames Valley, Norfolk ve Bedfordshire polis güçlerine, prensin ticaret elçisi olduğu dönemde onunla çalışan memurların sorgulanmasını isteyen mektuplar gönderdiğini ortaya koydu. Brown’ın özellikle bahsettiği departmanlar arasında Savunma Bakanlığı (MoD), Ulaştırma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı yer alıyor.
Liste şimdilik bu kadar ama açılmayan daha dosyalar varmış…
Büyük Britanya Kralının kardeşi ve eski Prens Andrew tutuklandı. Kral ise cezası varsa çeksin dedi.,
Dosyalara göre Norveç veliaht prensesi Epstein ile 10 yıl temas halindeymiş.
Trump bu konuyu ne kadar örtbas ederse etsin, Adalet Bakanlığı işin sonuna kadar gideceğini açıkladı. Demokratlar artık kuvvetleniyorlar.
DAHA YAYINLANMAMIŞ 3000 DOSYA VARMIŞ
Epstein kurbanlarının öfkesi, üç milyon dosyanın hâlâ yayınlanmamış olmasından kaynaklanıyor.
Başsavcı Pam Bondi, Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası kapsamındaki tüm materyallerin artık yayınlandığını açıkladı; bu durum mağdurların öfkesine neden oldu.
Bu hamle, merhum pedofil ve ağıyla ilgili yaklaşık üç milyon belgenin daha yayınlanmadan kalmasını garanti ediyor.
Bugün, 15 yaşındayken Epstein tarafından istismar edilen bir kadın Mirror’a şunları söyledi: “Bize her şeyin yayınlandığını söylüyorlar, ancak üç milyon dosyanın hala saklandığını biliyoruz. Bu nasıl şeffaflık?
Yıllarca beklememiz, sürece güvenmemiz söylendi, güçlü insanlar ise korundu. Bu yanlış.
Hayatta kalanlar bunu tekrar tekrar yaşamak zorunda kaldılar ve hala tam gerçeği bilmiyoruz. Saklanacak bir şey yoksa, hepsini yayınlayın.
Ne görmemize izin verileceğine siz karar vermeyin. Her belgeyi, her ismi, her detayı hak ediyoruz. Bundan daha azı, mağdurların pahasına güçlülerin korunmasının aynı eski hali gibi geliyor.”
BUCKINGHAM SARAYI VE BÜYÜK BRİTANYA SİYASİ PARTİLER
Konu açılmışken İngiltere’de kraliyet ile siyasi partiler arasındaki ilişkileri yazmak istedim.
Kraliçe II Elizabeth zamanında, kraliçe hazretleri 9 başbakan idare etti.
Kanunlara göre Saray politika-siyaset alanında söz sahibi değildir.
Lakin Kraliçe Elizabeth zamanında sadece Büyük Britanya değil, bütün Commonwelth kendisini çok sevdiği için Elizabeth II sevilen bir kişi olarak olaysız bir şekilde ülkeye sahip çıkmayı başardı. Halk kraliçeyi çok severdi ve zaten Büyük Britanya, kraliyetten çok memnun. Yegâne kaza Lady Di’nin ölümünde yaşanmıştı.
Pratiğe gelince, eğer Kraliçe örneğin yeni seçilen bir başbakanı istemeseydi, ve kanunlara dayanarak o kişi yine başbakanlık yapsaydı, o parti ANAP gibi 1% düşerdi, zaten ülkede skandal olurdu. Bütün siyasi partiler zaten bunu biliyorlardı.
Lakin şimdi bence durum aynı değil. Aile skandallar ve hastalıklar ile boğuşuyor, Avustralya gezisinde Kral ve eşi kraliçe Avustralyalı bir kadın senatör tarafında çok ağır bir şekilde azar işittiler… Kraliyete karşı partide ise üyeler inanılmaz şekilde çoğalmaya başladı…
Gelelim Epstein dosyasında yer alan isimlere. İşte dosyada yayınlanan isimler şöyle…
ŞİMDİ GELELİM İRAN MESELESİNE
Trump’a olan güven ABD’de hızla düşmekte, bence bu Epstein dosyaları, ICE katliamları, dünyaya uyguladığı vergi dengesizlikleri Trump’ı artık iyice yordu ve aklı başında cümleler söyleyememeye başladı. Zaten söylediklerinde meymenet yoktu ama iş zırvanadan çıkmaya başladı.
ABD’nin Orta Doğu’daki Askeri Yığılması
Amerika Birleşik Devletleri, aralarında USS Abraham Lincoln ve dünyanın en büyük savaş gemisi olarak kabul edilen USS Gerald R. Ford’un da bulunduğu savaş gemilerini bölgeye getirdi. ABD savunma yetkililerine göre, ayrıca bu bölgeye getirilen dört güdümlü füze destroyeri (USS Frank E Peterson Jr, USS Spruance, USS Mitscher ve USS McFaul) ile iki kıyı muharebe gemisini (USS Santa Barbara ve USS Canberra) de içeriyor.
İsrail tam olarak tetikte. ABD, İsrail, Arap Emirlikleri ve Katar dörtlüsü, İran’a karşı her an savaşa girebilirler. Lakin resmi açıklamalara göre Amerika Birleşik Devletleri’nin Orta Doğu’daki başlıca müttefikleri arasında İsrail, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt ve Türkiye yer almaktadır.
Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford liderliğindeki Amerika’nın 2. uçak gemisi saldırı grubu 3 gün önce Akdeniz’e girdi. Uçak gemisi saldırı grubu, yerel saatle yaklaşık 13:00’te Cebelitarık Boğazı’ndan geçti.
USS Abraham Lincoln ve saldırı grubu zaten Basra Körfezi’nde bulunuyor. ABD’nin İran kıyılarında topladığı hem deniz hem de hava gücü miktarı, 2003’teki Irak işgalinden bu yana görülmemiş bir seviyede.
Uydu görüntülerine göre, İran hassas askeri tesislerinin üzerine beton kalkanlar inşa ediyor. Bölge gerginliğini koruyor. ABD bölgede büyük bir ateş gücü biriktirmeye devam ediyor. ABD’nin İran’a askeri saldırı düzenlemeyi seçmesi durumunda, beton kalkanların İran askeri tesislerini koruyup koruyamayacağı belirsiz.
Bunun dışında bir yığın teoriler var.. ABD kara harekatı yapmayacak, sadece nükleer tesisleri vuracak teorisi daha ağırlıklı basıyor.
ABD’nin Orta Doğu daki askeri güçlerini gösteren haritada müttefik ülkeler görülüyorlar…
