Dünyamız Allah’ın Radarından Çıktı mı?
EN BÜYÜK PROBLEM BU SAVAŞA SEBEP OLAN DÜNYA YÖNETİCİLERİNİN DENGESİZLİĞİ VE BEYİNLERİNDE BAZI TAHTALARIN EKSİK OLMASINDAN KAYNAKLANIYOR.
Değişik yabancı basını okuduğum zaman şu sonuca varıyorum. İsrail, Hamas ve Hizbullah’ı tamamen yok etme çabasında, ama Hizbullah artık Lübnan’da hâlâ kuvvetli durumda. Lübnan’ın güneyi ve Beyrut yakınları devamlı bombalanıyor.
İspanya Trump’a kafa tutan ilk AB ülkesi oldu…
Trump NATO’dan yardım istedi, meşhur Boğaz’da petrol gemilerinin vurulmadan geçebilmesi için.
Trump, şimdi 20 Mart saat 20.00 civarında Rusya’ya, İran’a yardım etmesi için hodri meydan dedi… Yani NATO’dan intikam alıyor. İşte haber aşağıda, inanmayanlar için.
Bana NOBEL Barış Ödülü verin, dedi…
Allah’tan Dünya Kupası vardı da, FIFA başkanına ne yaptıysa, FIFA DÜNYA BARIŞ ÖDÜLÜNÜ aldı.
Veeeee, hemen sonra Orta Doğu’yu dağıtmaya başladı.
Netanyahu, yani tahtası eksik olan müttefiki de işte tam zamanı dedi veee ikisi birden saldırmaya başladılar…
İran ise kendisini korumak için sağa sola dronlar atmaya başladı. Güney Kıbrıs, yurdumuzun doğusu, İsrail, daha sonra Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan falan falan..
Netanyahu zevkten çatlamaya başladı…
İsrail, hurrraaa Lübnan’a daldı… Yemin ederim, bugün 1 milyon Lübnanlı yaşlı, genç, çocuk kuzeye doğru kaçmaya başladılar.
Habere göre, Trump Rusya’nın İran’a yardım etmesine göz yumuyor…
Yine her zaman yazdığım gibi, daha doğrusu her aklı başında insanın bildiği gibi, bu savaşın en büyük kurbanları halk.
Erdoğan’ın İran dini liderinin ölümüne son derece üzülmesi Türkiye’yi Orta Doğu’da çok zor durumda bıraktı maalesef. Ülkemizin NATO müttefikliğinden çıkarılması konuşulmaya başlandı deniyorsa, bu haber ciddi değildir. Tabii birkaç kendini bilmez asker veya politikacı konuşabilir ama bu konunun gündeme gelmesi bence hemen hemen imkânsızdır. Erdoğan bugün var, yarın yok. Türkiye’nin iç politikası değişebilir ama dünya savunma sisteminde hele NATO gibi bir kuruluşta, altyapı kolay kolay değişemez. Yurdumuz Doğu Avrupa’nın kalesidir ve daima olacaktır.
Bir de artık şu Orta Doğu savaşını Müslümanlara karşı savaş diye abuk sabuk düşünceleri de terk etmemiz lazım. Bu cümleyi diyen İran başbakanıydı, hatırladığım kadarıyla. Golf ülkeleri putperest mi? İsrail’de okuduğunuz gibi 1000’den fazla Müslüman asker var.
Şu din savaşları kompleksinden bir an evvel kurtulmak lazım.
FRANSA’NIN NÜKLEER UÇAK GEMİSİ…
Öte yandan, Fransa’nın dünyanın en büyük uçak gemisi olan Charles de Gaulle Doğu Akdeniz’e geldi. Amacı Orta Doğu’da bulunan 400.000 Fransız’ı kurtarmak ve İran’a karşı ABD ve İsrail’in yanında ve NATO gücü olarak görev yapmak.
2001 yılından beri Charles de Gaulle, Fransa’nın askeri gücünün merkezinde yer alıyor.
ABD filosunun dışında nükleer enerjiyle çalışan tek uçak gemisi olan Charles de Gaulle, İran’daki savaşın patlak vermesinin ardından Doğu Akdeniz’e konuşlandırıldı.
Doğu Akdeniz’e yeni konuşlandırılan Charles de Gaulle, tam yüklü halde 42.500 ton deplasmana ve 261 metre uzunluğa sahip. “Le Triomphant” sınıfı denizaltılar da aynı iki adet K15 nükleer reaktörle çalışıyor.
Bu özellikler ona neredeyse sınırsız yakıt menzili sağlıyor: yakıt ikmali yapmadan 25 yıl boyunca seyir yapabiliyor. Geminin azami hızı yaklaşık 27 knot veya 50 km/saattir.
Charles de Gaulle’ün güvertesi, Rafale M gibi değişken geometrili uçakları tam silah yüküyle 250 km/saate varan hızlarda fırlatmasına olanak tanıyan iki buhar fırlatma rampasıyla donatılmıştır.
Ayrıca E-2C Hawkeye erken uyarı uçağını da taşıyabilir, böylece filonun tespit ve koordinasyon menzilini önemli ölçüde genişletebilir. Toplamda gemi yaklaşık kırk uçağı barındırabilir, ancak pratikte göreve bağlı olarak genellikle 24 ila 30 uçakla çalışır.
Charles........
