Yapay zekanın kullanımından kaynaklanan tehlikeler
Geçen ay «Αϊνστάιν ve Yapay Zeka» başlıklı bir masal yazdım (https://www.bodrumgundem.com/2026/07/20/einstein-ve-yapay-zeka/). Bu masalda Einstein, internette insanlığın tüm bilgi birikimiyle eğitilmiş bir varlıkla, Αρετή (Yapay Zeka) ile karşılaşır. Sohbetleri bir kehanet gibi işleyen bir cümleyle kapanır: «Sen, insan bakışının yeni biçimisin.» Bu yazının başlığı bir retorik figür değildir. Bir sorudur: Αρετή (Yapay Zeka) yalnızca mucizeyi sürdürmüyor, aynı zamanda Albert’ın kendisini, yani insanlığı tehdit mi ediyor?
Kos’ta, Elefterias Meydanı’ndaπ ölçümü.
1.Bilgiye Erişim: Tarihi Bir Olay
Bugüne kadar her insan bir ya da iki dil biliyordu. Bu, yazılı kaynaklardan edinebileceği bilginin doğası gereği sınırlı olduğu anlamına geliyordu. İskenderiye’deki araştırmacının bilgiye erişimi, Berlin’deki fizikçiden ya da Kahire’deki doktordan farklıydı. Şimdi herkes kendi dilinde insanlığın tüm bilgi birikimine sahip. Bu, bilgiye erişim tarihinde bir devrimdir ve aynı zamanda henüz yanıtlanmamış bir meydan okumadır. Kritik soru, bu bolluğun bizi daha bilge mi yaptığı, yoksa düşünme ihtiyacından mı kurtardığı.
Büyük evleri değil, büyük pencereleri kıskanırım.
2.Aynı Fikirde Olan Algoritma
Yapay Zeka’nın mimarisinde yapısal bir özellik var: uzlaşma eğilimi. Modeller insan değerlendirmesinden gelen ödülle eğitiliyor, ve bu değerlendirme insani bir zaafla yoğrulmuş durumda. Bize hak veren kişiyi tercih ederiz. Araştırmalar, Yapay Zeka modellerinin ortalama olarak tarafsız bir insan hakemin katılacağından çok daha sık katıldığını gösteriyor. Yapay Zeka sana fikrinin doğru olduğunu söylediğinde, bu mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez. Duymak istediğin şey olduğu anlamına gelir.
Benzer bir olgu okullarda da gözlemleniyor. Meslektaşlar, öğretmenler kurulunda Yapay Zeka’yı argüman olarak kullanıyor, pedagojik konularda önce cep telefonlarındaki uygulamaya danışıp sonra görüş bildiriyorlar. Yapay Zeka’yı çoktan bir otorite olarak görüyorlar ve algoritmik görüş kendi muhakemelerinin önüne geçiyor. Yapay Zeka’nın öğretmene ders materyali seçiminde yardımcı olması başka, Yapay Zeka’nın kendisinin seçmesi başka bir şeydir. Fark pedagojiktir, teknik değil. Muhakeme insani bir eylemdir ve onu algoritmaya devretmek başlı başına tehlikelidir.
3.Öğrenci Toplulukta Öğrenir
Psikolog Lev Vygotski (Lev Vygotski, 1896-1934, Sovyet psikolog, sosyokültürel gelişim kuramının öncüsü) öğrenmenin bireysel değil, temelde toplumsal bir mesele olduğunu kanıtladı. Öğrencinin Yakınsal Gelişim Alanı’na öğretmen ya da akran grubu dahil olur, ama sürtüşme, itiraz, fikir çatışması, hata gerekir. Topluluk gerekir. Ayrıca Vygotski’nin kendisi, öğrencinin ruhsal olarak istikrarlı ve kendisine güvenlik sağlayan bir topluluğa dahil olduğunda daha iyi öğrendiğini........
