Özkan Saçkan ile Günün Kitapları 4 Ocak 2026
Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım
Beşerbazın Marifeti: Mektup, 164 yaşındaki Frédéric Beauchamp tarafından annesine ithafen yazılmıştır. Atlas, bu mektuptaki gizemi çözmek amacıyla zamanın ve yeryüzünün sınırlarını aşan olağanüstü bir yolculuğa çıkar.
Haluk’un Defteri: Kitaba adını veren birinci bölümde şair, gençliğin ve geleceğin simgesi olarak oğlu Halûk’a -inanç ve içtenlikle- seslenir.
Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları: İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim…
Ortanca Çıkmazı: Alışkanlıklar, korkular ve beklentilerle örülmüş bir hayatın içinden geçerek özgürlüğe ulaşmanın romanı.
Bekle Bizi Almanya: Kitap, Almanya tatilindeyken ailenin hep birlikte deneyimleyebileceği festival, müze ve tadım önerilerine de değiniyor.
Yar Atan ve Yaratılış: Tarihin geçmiş çağlarında dinler, mitolojiler, destanlar gibi çeşitli formlarda giren anlatıları, bizlere insanlığın kökeni ve gerçeklikleri hakkında önemli bilgiler aktarır.
İşte o kitaplar;
İstanbul’dan Amsterdam’a, Fas’tan Paris’e uzanan, yeryüzüyle gökyüzünü birbirine bağlayan yolculuk
ARLİN Çiçekçi’den BEŞERBAZIN MARİFETİ. “İyilik, pamuk kalplerin değil, ancak ve ancak taş kesmiş yüreklerin mârifeti olabilecek bir zanaatmış meğer.” Anne babasını hiç tanımamış bir çocuk olan Atlas, 2036’da on sekizinci doğum gününde annesinin kitaplığındaki Yer Demir Gök Bakır kitabının sayfaları arasında bir mektup bulur. Mektup, 164 yaşındaki Frédéric Beauchamp tarafından annesine ithafen yazılmıştır. Atlas, bu mektuptaki gizemi çözmek amacıyla zamanın ve yeryüzünün sınırlarını aşan olağanüstü bir yolculuğa çıkar. İstanbul’dan Amsterdam’a, Fas’tan Paris’e uzanan, geçmişle geleceği, yeryüzüyle gökyüzünü birbirine bağlayan bu yolculukta, 19. yüzyılın nev’i şahsına münhasır barbası Arnavut göçmeni Hulki ve birçok tarihi kişilik Atlas’a eşlik eder ve ona San’at-ı Beşeriye’nin tüm inceliklerini gösterir. “Ertesi sabah, ‘Büyük Beyoğlu Yangını’ diye manşet attı, 6 Haziran 1870 tarihli bütün gazeteler. On iki ayrı koldan, iki milyon arşın araziye sirayet eden bu yangının zayiatını, dört ayrı dilde, sütunlarca yazdılar. Kül olan altmış beş sokağı, yüz altmış üç mahalleyi, üç bin dört yüz kırk dokuz binayı, erinmeden, tek tek isimleriyle bildirdiler günler boyu. Ölü sayısı ise sadece satır arasında ‘yüzlerce’ olarak geçti kayıtlara. Bu sebeple Hulki, hiçbir zaman bilemedi, o ‘bir kişi’ dışında daha başka kimlerin cehennemini harladığını. Ve onlar da hiçbir zaman öğrenemedi, koca Beyoğlu’nun, altı yaşında bir muhacir çocuğunun on yedisine kadar büyüttüğü nefretinden tutuştuğunu.” 232 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)
Emellerin, kuvvetlerin ve ideallerin birer formülü
TEVFİK Fikret’ten HALUK’UN DEFTERİ- Şermin-Bütün Şiirleri 3 – Türk Edebiyatı Klasikleri 91. Ben Fikret’e yetişemedim. Onun sohbetinden istifade edemedim. Fakat onun bütün........
