menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özkan Saçkan ile Günün Kitapları 1 Şubat 2026

9 0
01.02.2026

Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım

Yedi Günlük Sessizlik: Yazar, romanında çağımızın en büyük çelişkisini mercek altına alıyor: Bağlantı çağında derin bir yalnızlık.

Fobi Koleksiyonu: 11 yazarın 11 farklı fobiyi ele alarak yazdığı hikâyelerden oluşuyor.

Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya: Kitapta derlenen makaleler, söyleşiler ve konuşmalar, bize en üst seviyede dikkat sergileme gayretindeki; edebiyatta ve hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme çabası içindeki bir adamın portresini veriyor.

Mor Dağların Türküsü: Güneş tepenize kızıl bir perde gibi gerildiğinde, Yelelerinde uzak diyarların kokusu

Gözlerinde ateş, Karnına dolmuş nefesini savura savura…

Miras: Kitap yazarın ilk romanıdır. Meslek dergisinde tefrika edilen roman, derginin kapanmasıyla, kesin bir sona ulaşamadan yıllarca okurla buluşmayı bekler; bu ilk roman en son yayımlanır.

Bir Anti-Yıldız: Adile Naşişt: Yazarın yaklaşık dört yıllık bir çalışmasının ürünü olan bu kitap, Adile Naşit’in kim olduğu ve neden bu kadar sevildiği sorusuna özellikle sinema tarihinin içinden ve bu alandaki standartlara eleştirel bir bakışla bir cevap bulmaya çalışıyor.

İşte o kitaplar;

Herkesin konuştuğu bir dünyada, sessiz kalmak bir direniş midir?

GÜNEŞ Altunkaş’tan YEDİ GÜNLÜK SESSİZLİK. Kitap, dijital gürültünün, görünür olma zorunluluğunun ve sürekli çevrimiçi olmanın ortasında, içedönük bir cesaret hikâyesi anlatıyor. Annesini kaybetmiş, babasıyla aynı evde ama bambaşka bir yalnızlıkta yaşayan Cem; kelimelerden çok bakışlarla, paylaşımlardan çok hatıralarla yaşayan bir genç. Sosyal medyaya mesafesi, onu çağın dışına iten bir eksiklik değil; aksine her şeyi daha net görmesini sağlayan bir duruş. Bir parkta başlayan masum bir meydan okuma, yedi gün sürecek bir dijital sessizliğe dönüşür. Telefonlar kapatılır, hesaplar kilitlenir, maskeler düşer. Bildirimlerin sustuğu yerde, bastırılmış duygular, kırılgan ilişkiler ve herkesin kaçtığı gerçekler konuşmaya başlar. Peki sessizlik gerçekten iyileştirici midir, yoksa yüzleşmesi en zor olan şey midir? Yazar, romanında çağımızın en büyük çelişkisini mercek altına alıyor: Bağlantı çağında derin bir yalnızlık. Aile, kayıp, aşk ve dijital bağımlılık temalarını iç içe geçirirken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Gerçek hayattan ne zamandır bu kadar uzağız? Kitap susarak anlatanların, görmeden hissedenlerin ve hâlâ “gerçek” bir temas arayanların romanı. 288 SAYFA. (DESTEK YAYINLARI)

Mantığın ötesine geçen, günlük yaşantımızı derinden etkileyebilen korkular

FOBİ KOLEKSİYONU. Kitap Uğur Tatar’ın editörlüğünü........

© Bodrum Gündem