menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarih bir tasarım malzemesi değildir

44 0
17.09.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

İletişim Yayınları’ndan çıkacak Tanıl Bora imzalı Devrimciler: ’78’liler: Bir Kuşak Biyografisi kitabının kapağı, daha kitap yayımlanmadan önemli bir tartışmaya yol açtı. Kapakta kullanılan tarihsel fotoğraftaki “Devrimci Yol” yazısı, dijital müdahaleyle “Devrimci Mücadele”ye dönüştürülmüştü.

Yayınevi, kitabın tek bir örgüte değil dönemin tüm örgütlerine odaklanması nedeniyle fotoğrafın kapsamına uygun biçimde uyarlandığını, değişikliğin hak sahibinin bilgisi ve izniyle yapıldığını açıkladı. Gelen tepkilerin ardından da kapağın değiştirileceğini duyurdu.

Eleştirilere duyarsız kalınmaması, kulak verilmesi elbette olumlu bir tutum. Ancak tartışmayı yalnızca “bir hata yapıldı ve düzeltildi” diyerek kapatırsak üzerinde düşünmemiz gereken temel soru ve sorunları gözden kaçırırız. Şu önemli soru üzerinde durulmasını önemsiyorum: Tarihsel bir belge, hazırlanmakta olan eserin kapsamına, tasarımına ya da anlatısına uygun hâle getirilmek üzere değiştirilebilir mi?

Bir kitabın farklı siyasal örgütleri ve gelenekleri kapsaması, belirli bir tarihsel ânın belirgin kimliğini silmeye gerekçe olamaz. Yapılan savunu bu tercihi benim gözümde haklı çıkarmıyor. Kapsayıcılık, farklı kimlikleri, tarihsel anları, katılımları ya da benimsenmeyen eğilimleri görünmez kılarak kurulamaz. O fotoğrafta taşınan pankart “Devrimci Yol” imzasını taşıyorsa, onu “Devrimci Mücadele”ye dönüştürmek yalnızca iki kelime üzerinde yapılmış bir grafik müdahale değil. Fotoğrafın kaydettiği siyasal özneye, ölümsüzleştirdiği ana, dönemin örgütsel gerçekliğine ve o pankartı taşıyan insanların iradesine oldukça da duyarsız ve kolaycı bir müdahale.

Hele o fotoğraf bir andan çok fazlasıysa. Bir dönem, bir hareket, bir aidiyet, özgürlük ve eşitlik uğruna ödenmiş bedeller varsa. Fotoğraf sahibinin izni, telif sorununu çözebilir; tarihsel hakikat sorununu çözmez. Bir görüntünün kullanım hakkına sahip olmak, onun içindeki tarihi yeniden yazma hakkını vermez. Toplumsal mücadele tarihinde öne çıkan, bir döneme damga vurmuş bir siyasal hareketin adı, tasarımın genel fikrine uymadığı için değiştirilebilecek bir dekor olamaz. Tam da bu nedenle asıl üzerinde durulması gereken böyle bir değişikliğin yapılabilir olduğunun düşünülebilmiş olması.

Belge niteliğinde fotoğrafları ihtiyaca uygun hâle getirilecek ham madde olarak görmek epey sorunlu. Bir belgeyi açıklayabilir, bağlamlandırabilir, eleştirebilir, farklı bir yorumla yeniden okuyabiliriz. Ancak onu, söylemek istediğimiz söze uygun düşmesi için değiştirdiğimiz anda yorum yapmış olmayız; yeni ve sahte bir belge üretmiş oluruz. Burada amacın bu olduğunu hiç düşünmesem de başka örneklerde karşımıza çıkan tarihi yeniden yazmak, kullanışlı tarih üretmek, totaliter / otoriter rejim adına algı yerleştirmek gibi........

© Birgün