menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beyaz sayfa

66 18
02.01.2026

Dün sabah, yani yılın ilk günü ilk saatlerinde, İstanbul’da (bazı semtlerinde) bembeyaz bir örtüye uyandık. Camdan baktığımızda bahçenin yeşili değil karın beyazı, arabaların farklı renklerde kaportası değil, tek bir renk, “beyaz” hâkimdi ortalığa.

Aslında teknik olarak beyaz bir “renk” değildir. Aynı “siyah” gibi.

Ama hem siyahın hem de beyazın, bizlere çağrıştırdıkları çok yoğun duygular vardır.

Siyah; hüznü, karamsarlığı, çöküşü, yokoluşu, sıkıntıyı, depresyonu, endişeyi, korkuyu, çaresizliği ve bilcümle olumsuzlukları temsil eder.

Beyaz ise; yeniliği, aydınlığı, doğuşu, mutluluğu, arınmayı, sevinci, umudu, barışı temsil eden ve insanlık tarihi boyunca hep temiz bir simge olarak kullanılmıştır.

O yüzden gelinlikler genelde beyazdır. Mutlu ve yepyeni bir başlangıcı çağrıştırdığı için. Barış güvercini olarak siyah ya da gri değil, beyaz güvercin sergilenir hep. Temiz ve umut içeren bir kavram olarak evrensel bir simgedir.

Kar yağışı, karlı bir yılbaşı gecesi veya yılbaşı sabahı da, o yüzden insanın içine bir “arınma” duygusu hakim olmasına yolaçar.

İşte, bu duygularla baktım penceremden dün sabah.

2026 senesinin hepimizin, özellikle de çocuklarımızın yaşamlarında bir “Bembeyaz Sayfa” açmasını diledim ben de tüm insanlar gibi.

El kadar bebelerin mutsuz, karanlık bir dünyaya doğmayacakları, daha kundaklık günlerinden itibaren açlık ve yoklulluğa mahkum olmayacakları…

Sağlıksız beslenme nedeniyle bodur kalmayacakları, aşılanmayarak ölümcül hastalıklara karşı korumasız yaşamayacakları…

Biraz büyüyüp okula gittiklerinde varlıklı bir avuç insanın çocuklarına karşı, maça daha ilk dakikadan “6-0 mağlup” başlamayacakları…

Devletin kendi okullarında birkaç litre deterjanı, birkaç kalıp sabunu ve birkaç kişilik temizlik görevlisi kadrosunu esirgediği........

© Birgün