menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnce Kırmızı Çizgi

26 1
18.01.2026

‘İnce Kırmızı Çizgi’ filmine değinmiştik geçen hafta, Amerikan sineması içinde savaş karşıtı filmlerden söz ederken... Yaşamla ölüm arasındaki ‘ince kırmızı çizgi’yi şiirsel bir yaklaşımla anlatan Terrence Malick’in filmini Errol Morris’e maletmişim yazımda, ‘İnce Mavi Çizgi’nin yönetmenine… Morris’in 1988 yapımı belgeselini, bir zamanlar TRT’’deki ‘İki Film Birden’ programında göstermiştim. 1970’lerde Dallas’ta ışıkları yanmadığı için durdurulan bir otomobilin şoförünün polis tarafından öldürmesinin ardından başlayan yargı sürecini anlatır film. Amerikan polisinin düzenle kaos arasındaki dilemmasını konu alan Morris, filminin adıyla belki de Malick’in 1998 yapımı filmine ilham kaynağı olmuştur, kim bilir… Ama hiç kuşkusuz iki film arasında bir akrabalık var. İkisi de devletin buyurganlığı karşısında insan onurunu savunan filmler… İkisini de bir yerlerden bulup, izlemenizi öneririm.

Sırası gelmişken bir hatamı daha düzelteyim. Önceki hafta, Türkiye’de 2025’de en büyük hasılatı yapan ‘Yan Yana’ adlı filmin Gus Van Sant’ın ‘Good Will Hunting’ (Can Dostum) adlı filminin uyarlaması olduğunu yazmıştım. Oysa film, ülkemizde -gene- ‘Can Dostum’ adıyla gösterilen Oliver Nakache ve Eric Toledano imzalı ‘Intouchables’ filminin uyarlaması. Gündelik basında saate karşı yazarken böyle bellek oyunlarına kurban olabiliyor insan. Affola!

Neyse, dönelim ‘İnce Kırmızı Çizgi’lere… ABD Başkanı, dünyanın dört bir yanını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden tasarlama hevesinden vazgeçeceğe benzemiyor. Savaş gene kapımızda. Bu ortamda savaş filmlerinden söz etmeyip de neden söz edeceğiz… Geçen hafta Amerikan sinemasında ülkelerinin resmi politikaları doğrultusunda dünyadaki işgallere, rejim değişikliklerine meşruiyet kazandırmayı hedefleyen yapımlardan söz ederken, ayrımcılığı kışkırtan, ‘öteki’ne karşı savaş........

© Birgün