menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Bay Faust’tan ‘Faust Bey’e geçiş...

40 0
08.06.2026

‘Anlatılarda en çok kullanılan temalar’ listesinde, Rönesans ve Aydınlanma’dan bu yana yer alan özel bir başlık var: ‘Faustyen pazarlık’.

Önce Christopher Marlowe’un Doktor Faustus (1604) adlı oyununda ortaya çıkan, Goethe’nin Faust’unda (1790) zirve noktasına ulaşan bu temada, insanın kendince yüce gördüğü hedeflere ulaşabilmek uğruna şeytanla nasıl işbirliği yapabileceği konusu işlenir.

Anlatı tarihindeki Faustların ortak özelliği, insanlığın ve dünyanın tüm bilgisine ulaşabilme arzusudur. Bu bilginin sağlayacağı güçle tanrılaşacak, kurulmakta olan yeni bir dünyanın kralı olacaktır Faust. Bunun için, şeytanın elçisi Mephistopheles ile anlaşır. Her ne kadar Goethe’nin Faust’u finalde ruhunu Mephisto’ya teslim etmemeyi başarsa da, anlatı tarihindeki Faustlar genellikle Marlowe’un kahramanıyla aynı kaderi paylaşırlar: Saat gece yarısını vurduğunda Faustus’un bedeni ve ruhu iblisler tarafından parçalanarak cehenneme götürülür. Çünkü şeytanla anlaşma yapmak asla kazandırmaz, daima kaybettirir.

***

Benim çok sevdiğim ‘Faustyen pazarlık’ öykülerinden biri, meşhur bir Prag efsanesi:

Prag’ın ortasından geçen Vltava Nehri’nin en ünlü köprüsü olan Karl Köprüsü, gördüğü onca sele dayanmıştır da, 1393’te Nepomuklu Aziz Jan’ın kralın emriyle azgın sulara atılarak öldürülmesinden sonra bir türlü iflah olmamıştır. Aziz Jan’ın nehre atıldığı kemer o gün çökmüş, dönemin mimarları ne kadar uğraşsalar da o kemeri bir türlü eski haline getirememiştir. Duvarcıların gündüz inşa ettiği her şey gece yıkılmakta, ertesi gün tekrar yapılmakta ve nasıl oluyorsa gece yine yıkılmaktadır.

Şan ve nam kazanmaya kararlı bir duvarcı, bu ‘gündüz inşa-gece yıkım’ sürecini durdurmak için bildiği her şeyi dener ama bir türlü başarılı olamaz. Bir gece kara kara........

© Birgün