Kurtuluş Projesi ve türler arası dostluk
Belki de asıl kurtuluş, yıldızlararası bir teknolojide değil; farklılıklarımıza rağmen kurduğumuz o kolektif empati ve türler arası adalet duygusunda gizlidir
Yok oluş hiç bu kadar umut verici anlatılmamıştı. Uzayın derinliklerinde, birbirinden tamamen farklı iki varlık, ortak bir sorunu çözmek için birbirine yaslanıyor. Bu ilişki, basit bir hayatta kalma ittifakının çok ötesine geçerek ontolojik bir kırılma yaratıyor. Filmin kalbi, Ryland Grace ile Rocky arasındaki dostlukta atıyor.
Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary), Andy Weir’in aynı isimli romanından uyarlandığı için hikâyeyi bilimin etrafına kurmuyor; doğrudan bilimin içinde inşa ediyor. Bir problem ortaya çıkıyor, hipotez kuruluyor, deney yapılıyor, veriler analiz ediliyor ve çözüm üretiliyor. Dramatik yapı bile bilimsel yöntemle ilerliyor. Phil Lord & Christopher Miller’ın yönettiği, Drew Goddard’ın senaryosunu yazdığı bu bilimkurgu, iyimserliğini kaybetmeden akıcı bir ritim kuruyor ve seyirciyi zahmetsizce içine çekiyor. Özellikle Rocky gibi fiziksel olarak temsil edilmesi son derece zor bir karakteri, mümkün olduğunca pratik yöntemlerle kurmaları filmin dokusunu belirgin şekilde güçlendiriyor. Karakteri tamamen CGI’ye bırakmak yerine set üzerinde gerçek bir varlık hâline getirmeleri, oyunculuklardan kamera kullanımına kadar her şeyi daha inandırıcı kılıyor.
***
Tüm bunların ötesinde, filmin asıl gücü hikayesinde yatıyor. Ve bu hikaye, çok net bir şekilde, bir Andy Weir meselesi.........
