menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Cumhuriyeti Demokratikleştirmek”…

51 0
10.06.2026

“Cumhuriyet” üzerine literatürün belki de en dikkat çekici yanı, daima yüceltici bir dil ve anlatıya konu olmasıdır. Bu alana dair neredeyse tüm literatür, Türkiye’nin yeni bir gelecek için, ‘faziletli’ bir yol olarak Cumhuriyete karar vermiş olmasını, bir ‘devrim’ gibi görmüştür. Bundan dolayı Cumhuriyet rejiminin siyasal ve toplumsal pratiklerine eleştirel bakan literatürde bile, ‘Cumhuriyet’i özenle korumaya yönelik kaygının baskın izlerini görmek mümkündür.

Bütün bu Cumhuriyet savunuculuğunun arka planında ise özellikle 19. ve 20. yüzyıl Avrupa’sındaki teşvik edici-meşrulaştırıcı politik-kültürel iklim bulunur. Bu iklimin türlü biçimlerini Avrupa’nın değişik ülkelerindeki deneyimlerde görmek mümkündür. Avrupa dışında da hemen her yerde milliyetçi reflekslerin beslediği bu iklim, ‘uluslara’ göre bir yeni yol ve yönetim biçimi olarak ‘Cumhuriyeti’ öne çıkarmış ve yeni Türkiye’nin inşa sürecini de doğrudan etkilemiştir. Osmanlı’dan beri birikerek gelen imparatorluk kültürünün artık terkedilecek olması ve yerine ‘ulusu’ ve ‘yurttaş’ı esas alan bir siyasal rejimin kuruluşu aynı zamanda bu iklimle ilgilidir.

∗∗∗

Türkiye’de cumhuriyeti yücelten literatürün bu özelliği, yeni rejime karşı eleştirel düşünceleri frenlemiştir. Bir başka deyişle bu yüceltici dil-algı, Cumhuriyetin siyasal pratiklerinin toplumsal alandaki yansımalarını ve bilhassa........

© Birgün