“Aile Yılı”nın ardından...
Geride bıraktığımız yılın doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından Aile Yılı ilan edildiğini nüfusun ne kadarı farkında bilmiyorum ama görünüşe bakılırsa ilgili kamu kurumları dışında 2025’in Aile Yılı olduğunu konuşan-tartışanlar çok değil. Nüfusun büyük bölümü, bir parçası olduğu aileyi gündemlerine almadığı gibi, ailelerin gündeminde de bu mevzu yokmuş gibi duruyor.
Sosyoloji ve siyaset ilişkisinde gerilimli alanlardan birisi ‘aile’dir. Bu kurum sosyolojiye göre anne, baba ve varsa çocuklardan oluşan bir topluluktur. İçinde bulunduğu toplumun bir tür aynası olan ve çeşitli sınıflardan, kültürlerden, kimliklerden izler taşıyan ‘en küçük’ toplumsal birimdir. Siyaset ise sosyolojiden farklı olarak aileyi politik stratejilerin bir parçası olarak niteler ve dolayısıyla siyasal hedeflerin işlevsel bir aracına dönüştürür. Bu da toplumsal maliyetleri son derece yüksek bir politik durum demektir.
Şimdiki siyasi iktidarın aile vurgusunun temelinde ailenin çözülmesi diye tanımlanan bir sosyolojik eğilim de yatıyor. Verilere göre gençler evli olmaya önem vermiyor, boşanmalar artıyor, evliliklerde genellikle bir çocuk dünyaya getiriliyor. Yani siyasetin görmek istediği klasik aile türü derin bir sarsıntı geçiriyor. Diğer yandan hakim siyaset, kendi kültürel iktidarına uygun bir aile tipi inşa etmek istiyor ki mevcut aile yapısı bu yönüyle de gerilimli görünüyor. Bu........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin
Rachel Marsden