menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Belirsizliğin suçu: TCK 217/A ve gazetecilik

44 0
28.03.2026

Bir yasa maddesi düşünün… Daha doğmadan tartışmalıydı. Daha Meclis kürsüsündeyken hukukçuların, gazetecilerin, uluslararası kuruluşların “durun” dediği bir düzenlemeden bahsediyorum. İşte Türk Ceza Yasası’na 18 Ekim 2022’de eklenen 217/A maddesi, yani kamuoyunda bilinen adıyla “sansür yasası” tam olarak buydu. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığını taşıyan bu düzenleme, özellikle içerdiği kavramların sınırlarının açık olmaması nedeniyle çokça ve haklı olarak eleştirildi.

“Gerçeğe aykırı bilgi” ne demekti?

“Kamu barışı” nasıl ölçülecekti?

“Elverişlilik” kime göre, neye göre belirlenecekti?

‘Belirsiz kavramlarla yazılmış bir ceza normunun, hukuk devletinde yeri olmaz, çünkü belirsizlik, keyfiliğin davetiyesidir.’ diyenlerin sesine ise kulak verilmemişti.

Eleştiriler yalnızca yurt içinden yükselen seslerle sınırlı kalmadı. Venedik Komisyonu ve ARTICLE 19 gibi uluslararası kuruluşlar da benzer şekilde düzenlemenin öngörülebilirlik kriterini karşılamadığına işaret etti. Ama yasa maddesi 18.10.2022’de Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yasa görüşmeleri sırasında ise siyasal iktidar kanadından oldukça “güven verici” bir tablo çizilmişti. Düzenlemeyi savunanlar, suçun oluşabilmesi için birden fazla şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini özellikle vurgulamış; hani neredeyse bu suçun oluşmasının teorik olarak mümkün, pratikte ise son derece istisnai olduğu izlenimini vermek için kendilerini paralamışlardı. Gazetecilik faaliyetlerinin ve eleştirel açıklamaların bu kapsamın dışında kalacağı ifade edilmişti.........

© Birgün