menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Modernlerde eksik olan

65 193
20.02.2026

Geçicilik hissi. Yerleşemiyoruz; mekânlara, insanlara, kitaplara, nesnelere ilişiyoruz sadece. Günümüzdeki anlamıyla modernist sözcüğünü ilk kez kullanan Jean-Jacques Rousseau da Yeni Heloise (1761) romanında tutunamayanlardan bahsediyor: “Gözüme batan heyulalar görüyorum yalnızca, ama tutunmaya çalıştığım an yok oluyorlar.” Yaşadıklarımız göçebelikten değil, aşırı modern olmaktan kaynaklanıyor. Merleau-Ponty’nin dediğine göre geçicilik sadece sizin sorununuz değil, tüm modernler aynı dertten mustarip: “Sanatta olsun, bilgide olsun, eylemde olsun, modernlerde klasiklerdeki o dogmatizm yok, o özgüven de… Biz bütün yapıtları geçici ve yaklaşık yapıtlar olarak düşünüyoruz, oysa Descartes Tanrı’nın özniteliklerinden cisimlerin etkileşim yasalarını kesin olarak çıkarsayabileceğine inanıyordu.” Dogmatiklerin dünyası, tanrısal bir plana göre kalıcı bir şekilde hiyerarşik olarak yapılandırılmış tek anlamlı yetkin bir dünyadır ve bu dünyanın anlamına ancak tanrı sayesinde ulaşılabilir. Modern ise anlamın öznenin konumuna, bakış açısına, nesnelerin devingenliğine göre değişeceğini bilir, o yüzden dünyanın anlamını sonsuzca çoğaltabilir. Marx 11. Tez’de, modernlerin dünyayı çeşitli biçimlerde yorumlamakta maharetli olduklarını belirtmiştir. Fakat Merleau-Ponty’nin de dediği gibi onlarda eksik olan, özgüven. Dünyanın tamamlanmamış, eksik bir yapıt olması, onun başka türlü de........

© Birgün