menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Servet tekelleşirken soru büyüyor Oligarşi mi demokrasi mi?

16 12
10.02.2026

2020’ler artık resmen zenginlerin on yılı olarak damgalanmış durumda. Öte yandan bugün gelinen noktada meselenin sadece tepedeki servetin büyümesi ile sınırlı olmadığı, o servetin siyasetin kurallarını belirleyen bir iktidara çevrildiği daha açık görülüyor.

Ocak 2026’da yayımlanan Oxfam raporu Zenginlerin Hakimiyetine Direnmek (Resisting the Rule of the Rich), eşitsizliği bir rejim sorunu olarak ele alırken bu tartışmayı oligarşinin kurumsallaşmasına dair bir teşhis olarak okuyor ve şu ikilemi öne sürüyor: “Ya azınlığın elinde aşırı zenginlik olacak ya da demokrasi olacak. İkisi birden olamaz.”

Raporun sunduğu kimi verilere bakalım: 2025’te milyarder servet artışı, önceki beş yılın ortalama yıllık artışına göre üç kat hızlanıyor; dünyanın en zengin 12 milyarderi insanlığın en yoksul yarısından (yaklaşık 4 milyar insan) daha fazla servete sahip; milyarderlerin siyasal makam sahibi olma olasılığı sıradan insanlara kıyasla 4.000 kattan fazla; milyarder serveti yükselirken, iki milyarı aşan bir nüfusun gıda güvencesizliğiyle yaşıyor ve bu rakam, dünyanın en zengin bölgelerinden olan Avrupa ve Kuzey Amerika’da gıda güvenliği olmayan 92 milyon insanı da içeriyor.

Dikkat çekilen temel kırılma ise şu: ekonomik eşitsizlik büyüdükçe bunun siyasal eşitsizlik olarak üretilme kapasitesi de artıyor. Servet tepede toplanırken birçok ülkede sivil-siyasal haklarda gerileme ve protestoların bastırılması aynı biçimde şiddetleniyor. Dahası, özellikle en eşitsiz ülkelerin demokratik gerileme yaşama olasılığının daha eşit........

© Birgün