Kır emekçilerinin 1 Mayıs’ı
Tarımsal üretim, üreticinin kendi toprağı üzerindeki söz hakkını giderek yitirdiği, ekonomik ve siyasal bir kuşatma altında sıkıştığı bir süreçten geçiyor. Toprakla kurulan bağın, ondan geçinmenin ve onu savunmanın değersizleştirildiği bu dönemde üreticinin bağımsız hareket etme imkânı ortadan kalkıyor. Yerini borç ilişkileri, sözleşmeli bağımlılık ve piyasa baskısı alıyor. Bu dönüşüm, aynı zamanda toplumsal bir çözülmeyi de beraberinde getiriyor. Bu sebeple 1 Mayıs’ı, işçinin ve emekçinin bayramını karşılarken kırsalın içinde bulunduğu derin krizi, kır emekçilerinin durumunu görmek gerekiyor.
Kırsalda ter döken milyonlar için 1 Mayıs, üretim araçlarından, topraktan koparılma, şirketlerin emrinde güvencesizleşme, fabrikalarda, madenlerde ağır koşullarda köleleşme ya da kentlerde büyüyen işsizler ordusuna katılma tehdidine karşı bir duruş anlamına geliyor. Bugün maden işçilerinin yürüttüğü mücadeleler de bu kopuşun nereye vardığını gösteriyor. Doruk Madencilik işçilerinin hakları için sürdürdüğü direniş, kırsaldan koparılan emeğin ne denli ağır koşullara mahkûm edildiğinin somut örneklerinden biri.
Tarımsal emeğin en yakıcı sorunlarından biri, üreticinin bağımsızlığını kaybedip borç ve piyasa ilişkilerine bağımlı hale gelmesi. Bir zamanlar kendi üretim kararlarını verebilen, sınırlı da olsa kamu destekleriyle ayakta kalabilen üretici profili artık yok. Şimdi girdi maliyetlerini karşılamak için sürekli borçlanan, daha ürün tarladayken........
