menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye Avustralya maçı

83 0
13.06.2026

2026 Dünya Kupası'ndaki ilk rakibimiz olan Avustralya'nın yabana atılacak bir takım olmadığını belirterek yazmaya başlamak doğru bir giriş olacak.

Bugüne kadar 7 kere Dünya Kupası'na katılmış olan Avustralya iki kez de son 16'ya kalma başarısını göstermiş. Bu konuda bize göre daha tecrübeli olduğu bir gerçek.

Avustralya'da, beyazların yerli halklara (Aborjinler ve Torres Boğazı Adalıları) uyguladığı zulümler, kitlesel katliamlardan kültürel asimilasyona uzanan sistematik etnik temizlik ve sömürgecilik trajedisi. 1788'de İngiliz sömürge filosunun kıtaya ayak basmasıyla başlayan süreç, yerli nüfusunun ve kültürünün neredeyse yok olma noktasına gelmesine neden oldu.

Bugün gelinen noktada, bu asimilasyona rağmen kimliğini koruyarak yaşama tutunmaya çalışan kıta halkları, içinde barındırdıkları çok kimlikli yaşam kurgusunun zenginliklerinden yararlanarak sporda tüm organizasyonlarda başarılar elde ederek, bu süreçten yararlanmasını bildiler. Aslında yerli halk için kimliklerini deklare edecekleri en önemli alan, belki de tek alan spordu. Özellikle başka kıtalardan ve ülkelerden kaynak ve olanak sıkıntılarından dolayı Avustralya’ya göçe zorlanması ve ırkçı, göçmen karşıtı bir kültürel derinliği olmasına rağmen, yine de spor alanına olumlu etkileri oldu.

Futbol takım kadrosuna baktığımızda (Geria-Uganda, Mahil-Sudan, Irankunda-Tanzanya, Toure-Liberya), bu çok kültürlü yapının avantajlarının sahaya yansıması sayesinde, muhafazakâr bir hâl alan Britanya futbolu kurgusunu az çok değiştirerek farklı bir planlama yapması oyuna zenginlik kattı.

Avustralya 3’lü defans kurgusu temelinde, rakipleri de baz........

© Birgün