Seküler yaşam avcılığı mı?
İslamcı iktidarın tarihsel ve siyasal ömrü tükenmekle kalmadı, inşa etmeye çalıştığı bürokrasi de çöküyor. Özellikle yargı ve güvenlik aygıtı toplumsal meşruiyetini yenileyebilecek bütün rezervlerini hızla tüketiyor.
İktidarın elinde siyasal ömrünü uzatmasının iki aracı var: Kürt hareketiyle yeni çözüm süreci ve devletin şiddet aygıtları aracılığıyla toplumsal ve demokratik muhalefeti bastırmak. Çünkü artık halktan ideolojik bir rıza, siyasal bir onay üretemiyor. Hikâyeleri bitti.
Çözüm sürecinin Suriye’de SDG engeline takılarak tıkanması iktidarın hesaplarını bozarken, İslamcı hareketin ele geçirdiği yargının güven kaybı da ciddi bir kriz alanı oluşturuyor.
Bu amaçla olsa gerek; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı güven kaybını önlemek, siyasal iktidarın emrinde muhalefet ile savaşan, milletin büyük bölümüyle kavga eden görüntüsünü düzeltebilmek için iki alanda pervasız ve şova dönük operasyonlara yöneldi. Bunlardan biri uyuşturucu, diğeri de şimdilerde hızı kesilen şike / bahis soruşturmasıydı. Yasa dışı bahis iki futbolcunun, uyuşturucu soruşturması da teşhir edilen kimi sanatçıların üzerine kaldı.
Bu iki alan da, toplumun ilgilendiği, takip ettiği, sokaktaki insanın, sıradan yurttaşların izlediği kesim ve konulardır.
Ancak, özellikle uyuşturucu, yozlaşmış hayat tarzları, fuhuş ve fuhuşa teşvik / aracılık gibi soruşturmanın özel bir yanı var. Bu olay, iktidar içi saray kavgalarının bir sonucu olarak yapılan HaberTürk TV operasyonu ile yakından ilgili. Özellikle Mehmet Akif Ersoy ile........
