menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Romanın / edebiyatın geri dönüşü mü? -4

66 0
18.09.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Ahmet Büke bir anlamda Kemal Tahir’i tashih ederken ondan etkileniyor ve yer yer aynı hataları tekrarlıyor. Rahatsız edecek düzeyde olmasa da Kırmızı Buğday’ın bazı kahramanları da konuşuyor, kimi tarih ve siyaset tezleri ortaya atılıyor. Ancak dozunda, gerekli, romanı zenginleştiren, tarihsel, toplumsal ve siyasal arka planı veren diyaloglar bunlar. Gerekli ve hayli başarılı bir kurgu, dil ve içerikle veriliyor.

Yalçın Küçük gibi Kemal Tahir’e ‘cahil’ demek çok fazla haksızlık olsa da tutumunun bir yarı aydın tavrı olduğu kesindir. Toplum bilimlerinin toprak anası olan tarih alanında pek derinleşmediği ve edebiyatın mühendisliği ile ilgilenmediği açıktır.

Kırmızı Buğday’da Kayalıoğlu mülkünün nasıl elde edildiği, beylik-ağalık düzeni, feodal mütegallibe oluşumu hayli yetkin biçimde gösteriliyor. Adnan Bey, İstanbul’da ve Paris’te okuyor. İttihatçı, ama babasının mülkünün başına geçiyor. Onun gibi zalim oluyor. Üyesi olduğu fırkanın iktidarında yapılmak istenen toprak reformunun yozlaştırılması için nasıl çalıştığını okuyor ve anlıyoruz. Adnan Beylerin Milli Mücadele karşısındaki tavırları da böyle ikiyüzlü, işbirlikçiliğe açık, risk almayan ve mülkünü korumaya odaklanan bir yapıda oluşuyor.

Arap Ali, Hüseyinlilerin komutanı yürekli efe, Türkmen Bektaşi yiğidi, "Bakalım kurtuluştan sonra M. Kemal bizim soframıza mı oturacak Adnan Beylerin sofrasına mı" diye o büyük soruyu ortaya atıyor. Roman bu büyük soruyu tarihin ortasına bırakarak bitiyor. Buraya döneceğim.

TİP YARATMAK

Haberci Gani Dayı’dan, Arap Ali’nin gönlünü kaptırdığı Yörük Kızı Maya’ya, Müftü Ahmet Efendi’den Yarbay-Albay Zeki’ye, Hüseyinlilerden pehlivan Ahmet Ağa, Derviş Bey, Küçük Halil Efe, Hacı Bey’e kadar bütün tipler sahici, yaşayan kahramanlar. Yaşar Kemal, Ennio Morricone’nin senfonik müzikleriyle açılan bir Sergio Leone filmi gibi başlayan büyük eseri "Demirciler Çarşısı Cinayeti" romanındaki her tipi, örneğin; Tellal Kambur Halil ve Demirci gibi iki yan kahramanı, Derviş ve Mustafa Bey’i, Kurtboğa’yı, Ala Temir’i ve Emir Sultan’ı kanaviçe gibi nasıl işlemişse, Ahmet Büke de kahramanlarını öyle betimliyor.

Oysa Kemal Tahir, Osmanlıcı tarih ve iktisat tezini........

© Birgün