Butlan; yeni yol ve olasılıklar
Ülkede tarihin temposunun hızlandığı, siyasal ve toplumsal nabız atışlarının yükseldiği günlerden geçiyoruz. Böyle dönemeçler toplumların bir tür kader anlarına da işaret eder. Yön duygusunu yitiren ve derin bir rejim krizinin yaşandığı ülkede, toplum bir kez daha tarihsel yol ayrımına gelmiş bulunuyor.
Bu dönemeçte öncelikle saptanması gereken olgu şudur; siyasal İslamcı iktidar Cumhuriyet’in tasfiye sürecini tamamlamak ve kendi rejimini kalıcılaştırmak için saldırıya geçmiş durumda. CHP genel merkezinin polisle basılması ve yönetimine bir anlamda el konulması 19 Mart darbe sürecinin zirvesidir.
CHP Cumhuriyetten geriye kalan tek kurum niteliğindedir. Dolayısıyla bir direniş çizgisi izleyen CHP’nin etkisizleştirilmesi, örgütsel bütünlüğünün bozularak gücünü tüketmesi Cumhuriyetin teslim alınması anlamına gelecektir. Son direniş odağının da çökertilmesi, yeni düzenin kurulması için zorunludur.
İktidar ülkeyi İslamcı-faşist bir diktatörlüğe sürüklemek için can havliyle son hamlelerini yapıyor. Totaliter bir rejimi inşa etmeden kalıcı olamayacağını görüyor. Son hamle ‘‘can havliyle’’ yapıldı, çünkü iktidarın en güçlü göründüğü bu dönem, aslında onun en güçsüz ve yenilgiye en yakın olduğu dönemdir. Tarihsel ve siyasal ömrü tükenen, iç ve dış dinamiklerini yitiren, toplumsal desteği daralan ve halktan tazelenmiş bir rıza üretme kapasitesini kaybeden bir iktidar söz konusudur.
Bu bir tükeniş tablosudur. Ancak, hiçbir iktidar, özellikle rejim değiştirme ve yeni bir siyasal düzen kurma iddiasındaki hiçbir egemen güç, onu alma isteğinde olmayan ve bunun için etkili bir mücadele yürütmeyen örgütlü bir hareket olmadan kendiliğinde yıkılmaz. Bunu yapacak toplumsal ve tarihsel ifade ve liderliği ortaya koymak gereklidir.
DURAN, ÇEKİLEN KAYBEDER
CHP’nin iktidar marifetiyle polis tarafından gaz bombaları ve plastik mermilerle basılması tarihsel bir kırılma noktasıdır. K. Kılıçdaroğlu ekibi artık Cumhur İttifakı’nın bir parçasıdır. Dahası, Erdoğan-AKP iktidarın siyasal ömrünün uzatılması, dolayısıyla, rejim değişikliği sürecinin tamamlanması hamlesine paha biçilmez bir katkı sunmuştur. Bu tablo acıklı bir siyasal intihar olmanın ötesine işaret ediyor; iktidarla nesnel bir işbirliği söz konusudur.
Bu tarihsel dönemeçte sol-sosyalist harekete hem entelektüel hem de mücadele düzleminde önemli sorumluluklar düşüyor. Öncelikle toplumsal öfkenin ve demokratik tepkinin canlı tutulması, cumhuriyetçi geniş kitlelerin mücadele alanlarında korunması, cesaretlendirilmesi ve umudun çoğaltılması başta geliyor. Siyasal hedefleri net şekilde ortaya koyup yönlendirmek ise yaşamsal öneme sahip.
Şimdi maddeler halinde mevcut siyasal durumu analiz ederek, izlenecek yol konusunda bir harita oluşturmak ve kilometre taşlarını belirlemekte yarar var. Deneyelim:
1. Öncelikle saptayalım; bırakın geri çekilmeyi, duranın kaybedeceği bir tarihsel sürece girildi. Bu nedenle eylemler el yükseltilerek sürdürülmelidir. Zaten CHP’ye müdahale bunu önlemek için yapıldı.
O halde, engellemek istedikleri istedikleri şeyi........
