Asgari ücretlinin 5 aylık kaybı netleşti: Ara zam olmazsa işçi ne kaybedecek?
2026 yılının başında brüt 33 bin 30,00 TL, net 28 bin 75,50 TL olarak belirlenen asgari ücretin, daha ilk altı ay bitmeden eriyip gideceği aslında en başından belliydi. Ne işçi sınıfının ne de konunun uzmanlarının cebi rahatlatmayacak bu rakamdan en ufak bir umudu yoktu; nitekim yüksek enflasyon sarmalı öngörüleri erkenden haklı çıkardı.
Bugün ekonomi yönetiminin kapıları peşinen kapatarak dillendirdiği "Temmuz’da asgari ücrete ara zam yok" söylemi, sokaktaki ve mutfaktaki yangını görmezden gelen, ısrarla faturayı işçiye kesme çabasından başka bir şey değildir.
Haziran ayının ortasına geldiğimiz bu günlerde, resmi veriler ve sendikal araştırmalar o kaçınılmaz gerçeği artık matematiksel olarak haykırıyor: İşçi daha Temmuz ayını görmeden, zaten yetersiz olan ücretinin büyük bir kısmını enflasyon canavarına teslim etti. Peki, ayakları yere basan rakamlarla konuşursak, işçinin son 5 aydaki reel kaybı ne kadar? Ara zam yapılmazsa işçi yılın ikinci yarısında ne kaybedecek?
ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) yayımladığı en son Mayıs 2026 raporu, asgari ücretin ilan edilen koruyucu vasfını tamamen yitirdiğini gösteriyor. Rakamlar amansız:
Açlık sınırı (4 kişilik aile): 35 bin 174 TL
Net asgari ücret: 28 bin 75,50 TL
Açlık makası: Eksi 7 bin 98,50 TL
Bu tabloya göre, dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken mutfak harcaması, net asgari ücreti tam 7 bin 98,50 TL aşmış durumda. Bırakın kirayı, faturayı, eğitimi; asgari ücret artık sadece "karnı doyurmaya" bile yetmiyor. Tek bir bekar çalışanın yaşama maliyetinin 45 bin 488 TL'ye ulaştığı bir ekonomik iklimde,........
