10 koldan savaşın ekonomiye maliyeti
Şimdilik sıcak savaşın dışında kalsa da bölgede devam eden çatışmanın Türkiye ekonomisine doğrudan veya dolaylı, çeşitli kanallardan olumsuz etkiler yaratması kaçınılmaz görünüyor. Haliyle savaşın uzaması ve yayılması durumunda bu etkiler katlanarak artarken, beklenenden kısa sürede sonuçlanması halinde bile zamana yayılan bazı maliyetleri ödemek zorunda kalacağız.
Şimdi isterseniz 10 farklı koldan savaşın ekonomiye olası maliyetini irdeleyelim.
1) Küresel durgunluk olasılığının güçlenmesi: Çatışmanın petrol ve doğal gaz üretim tesislerine de sıçramasıyla, Brent petrolün varili 115 doların üzerine çıktı. Savaşın bitmesi halinde dahi üretim tesislerinin hasar görmesi nedeniyle enerji fiyatlarının yüksek kalması olasılığı çok yüksek. Hem enerji fiyatlarının doğrudan enflasyonu beslemesi hem de başta tarım ürünleri birçok mal ve hizmette maliyetleri yükseltmesi sonucu keskin fiyat artışları gerçekleşmesi beklenmeli. Enflasyonu dizginlemek için faizlerin artırılması/indirim sürecinin sekteye uğraması, küresel durgunluğu derinleştirebilir. Enflasyon ve durgunluğun bir arada gözlendiği “stagflasyon” olgusuna kapı açabilir. Zaten dünya ekonomisi ağır aksak bir büyüme temposundaydı. IMF’nin son Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda 2026 için gelişmiş ülkeler genelinde %1.8, avro bölgesi özelinde ise %1.3 büyüme oranları öngörülmüştü. Savaş bu zayıf performansı daha aşağı çekecek. Borsalardaki uzun süredir konuşulan balonun patlaması halinde ise bir küresel finansal kriz de yaşanabilir. Haliyle Türkiye ekonomisi bu süreçten çok olumsuz etkilenir. Gerçi Trump’ı frenleyen en önemli etmenin finansal piyasaların tepkisi olduğunu biliyoruz.
2) Enerji faturasının kabarması: Türkiye’nin enerji ithalatı, 2026 Orta Vadeli Programı’nda Brent petrolün varilinin 65 dolar olacağı varsayımı üzerinden 63 milyar dolar tahmin edilmişti. Covid sonrası dönemde petrolün yüksek seyriyle 2022 yılında enerji ithalatı 96.5 milyar doları bulmuştu. Bugünkü ivmeyle 2026’da 100 milyar doları aşmasını, cari açıkta 40 milyar dolar civarında ek bir gedik açmasını bekleyebiliriz. Fiyatların 2026 sonu futures piyasasındaki 85 dolara normalize olması halinde de bu fatura 25-30 milyar dolara gerileyebilir.
3) Enflasyonun ivme kazanması: 2026’nın ilk iki ayında %7.95’lik toplam fiyat artışıyla enflasyonda ciddi bir yükselme eğilimi gözlenmişti. Mart için de Ramazan ve bayram etkisiyle %2,5’in üzerinde bir tüketici fiyat artışı beklenmekteydi. 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte “dezenflasyon” sürecinin inandırıcılığını daha da yitirmesi tehlikesi var. Kabataslak, petroldeki varil başına 10 dolar artışın........
