Sakin
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
“Memleket Saat Ayarı”, S. Aldanır’ın şiiri, 1947’de yazmış: “Osman/Sırtında şu bütün memleketi ısıtan/Senin ayaklarını hep açıkta bırakan yorgan/Bu kadar korkuyla geçmiyor musun böyle/Şu senin döşediğin yollardan/Böyle unutmuyor musun ikide bir/Bunlara ev derler işte/Şunlar hastane şunlar okul şunlar apartman/Hep senin o üst üste koyduğun taşlardan”. Şiir böyle akıcı (ve akılcı) biçimde sürüp gidiyor. Konumuzla ilgisi pek yakın değilse de, o kadar da uzak sayılmaz. En azından adı bakımından bir konu yakınlığı var.
Bir memleketin saat ayarı olması, işlerin yolunda gitmesi, tıkır tıkır işlemesi, toplumsal yaşamın huzurlu, barış içinde sürmesi anlamına geliyor, başka pek çok düzenli, güvenli, olumlu şeyle birlikte. Sakinlik, sakin olmak da bunlar arasında.
Saat ayarı değil ama herkesin birbirine ‘sakin’, ‘bi sakin’ dediği bir memleketteyiz. Sakin gibi bir sözcüğü bile, harfleri uyumlu, duruşları sessiz, söylenişi içten, etkisi uzun, duygusu ise yatıştırıcı bir sözcüğü bile baştan çıkarmayı başardık! Sakinliği öfke aracı olarak kullanan insanlara dönüştük. Sakin artık alttan alan, barışçıl, anlayışlı, kalender, güleryüzlü,........
