menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hızlanan zamanda doğruda durmak

61 0
21.06.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Eleştirinin  özeleştiriye dönüşmesi sık rastlanan bir durum değildir. Çünkü eleştiri haklı ya da haksız, doğru ya da yanlış insanın hali, karakteri ise, özeleştiri de katlanılması zor bir durumu anlatır. Daha çok yasak savma kabilinden, arada bir genellemelerin koruyucu sığınağı altında bir seyler söyler geçeriz. Bizim özellikle bilmemiz gereken, eleştirinin de özeleştirinin de, her yana sızmış, her yeri belirlemeye yetenekli kapitalizme, bu acımasız sistemin sınıfsal karakterine sıkı sıkı bağlı bir “ahlak” sorunu olduğu gerçeğidir. Bu nedenle de kimi  zaman eleştiri, tüm haklılığına karşın sisteme boyun eğme sonucunu doğurur; haklının doğrunun ertelenmiş hali, haklıyı haksıza dönüştürür, doğruyu yanlışa çevirir. Genel kabul gören  meşru hukukun, keyfe yani gereksinime göre tam tersinin rahatlıkla savunulabilmesinin ve kabul görmesinin nedeni budur. Zaman hızlı, insan yavaştır tam de bu nedenle zamanın hızına yetişmek isteyen politikacı elini çabuk tutmak zamanın ruhuna teslim olmamak zorundadır.

***

Bu harc-ı alem sözler nereden çıktı diyorsanız, hemen söyleyeyim; beklemeye tahammülü olmayan, insanlık yaşlandıkça hızlanan zamanda gerçeğin içinden çıktı. Gerçek, tüm karmaşıklığı, karışıklığı, dolaşık hali ile bize bakar ve biz görünen ipuçlarından birisini çekmekle gerçeğin kendini gösteriverdiğini, yumağın çözülüp kendini ele verdiğini düşünürüz. Anladım siz daha güncel bir örnek istiyorsunuz. Bir milletvekilinin uğradığı haksızlığı protesto etmek için biricik, yani bunca yılda tek ve başarılı eylemiyle Ankara’dan İstanbul’a yürüyen eski ana muhalefet partisi liderinden söz etmeli ve ama ülkenin her ilinde ilçesinde yüzü aşkın miting düzenlemeyi başaran her mitingte on binlerce insanı heyecanla iktidar olmaya çağıran yeni lideri fazla abartmamayı öğrenmelisiniz. Dahası çok laf ediyorlar, yeni liderin kadrolarını hapseden, zamanını çoktan tükettiği söylenen ama varlığı tüm haşmetiyle sürüp giden iktidarla aynı safta görünmenin ne zararı var! Öyle değil mi?  Bu durum bizi bir kere daha eleştiri ve özeleştirinin anlamı üzerinde düşünmeye çağırmıyor mu peki?

***

Eski liderin, yüz binlerin coşkuyla desteklediği yeni liderin açık çıplak gözle görülen başarısını kabul etmekten yana olmadığını, hazırda bulduğu, tartışmasız onaylanan hükmü ikirciksiz kabul ettiği ya da katkıda bulunduğu söyleniyor. Hâlâ inanamıyorum ama iddia odur........

© Birgün