Ülke futbolunun "delikanlıları”: İbrahim Hacıosmanoğlu ve Mecnun Otyakmaz'ın hikâyesi
Devlet Bahçeli’nin 24 Şubat 2026’daki grup toplantısında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu için kurduğu cümle, aslında iki kişilik bir portreyi açan bir betimleme gibi duruyor:
“Türkiye Futbol Federasyonu’nun Başkanı… cesurdur, delikanlıdır, yoluna devam etmelidir.” Bugün TFF’nin tepesinde Hacıosmanoğlu başkan, Mecnun Otyakmaz ise 1'inci Başkanvekili olarak oturuyor. Yani Türk futbolunun direksiyonunda, biri yüksek sesle konuşan, diğeri daha sakin görünen ama ağları daha sessiz ören iki isim var.
Bahçeli’nin “delikanlılık” övgüsü de tam burada önem kazanıyor: Çünkü Türkiye’de bu kelime çoğu zaman bir karakter tarifi olmaktan çıkıp bir yönetim modeline dönüşüyor.
“Delikanlılık” normal bir hukuk devletinde kişisel bir sıfat olarak kalır. Ama Türkiye’de futbolun, siyasetin ve ihalenin birbirine dolandığı yerde bu söz başka bir iş görüyor. Bir tür siyasi kefalet gibi çalışıyor. Sanki şeffaflık, kurumsallık ya da hesap verebilirlik yerine; “bizden”, “sağlam”, “lafını esirgemez” diye çevrilebilecek bir hempacılık dili devreye sokuluyor.
İKİ İSTASYONUN NÖBETÇİSİ
Futbol federasyonu da böylece bir spor kurumu olmaktan çok, devletle kulüp, siyasetle tribün, sermayeyle gösteri arasında gidip gelen bir aktarma istasyonuna benzemeye başlıyor. Hacıosmanoğlu ile Otyakmaz tam da bu istasyonun iki nöbetçisi gibi duruyor. Bahçeli’nin cümlesi bu yüzden yalnızca Hacıosmanoğlu’na dair değil; ülke futbolunu hangi tiplerin yönetmesinin makbul bulunduğuna dair de çok şey söylüyor.
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun siyasi konumlanışı yıllardır saklı gizli değil. 2013’te AKP’nin Kazlıçeşme mitingine katıldı, 2014’te Erdoğan’ın Trabzon mitinginde görüntülendi. Daha önemlisi, Hacıosmanoğlu Şubat 2025’te canlı yayında Erdoğan için “Cumhurbaşkanı’nın hem kardeşi, hem askeriyim… görevde olsun veya olmasın, ölene kadar bu devam” dedi.
SADAKAT BEYANI
Bu söz artık sıradan bir nezaket cümlesi değil, açık bir siyasi sadakat beyanı. Bir spor federasyonu başkanının kendisini devlet başkanıyla bu kadar hiyerarşik ve duygusal bir sadakat dili içinde tanımlaması, futbolun kurumsal özerkliğinin ne halde olduğunu tek başına anlatıyor.
Hacıosmanoğlu’nun hikâyesi yalnızca siyasal yakınlıktan ibaret değil. İş dünyası ayağı da en az o kadar önemli. ATR Yapı Proje Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin MTHS kayıtlarında İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görünüyor.
İHALELER VE BÜYÜYEN ŞİRKET
Aynı şirket, son yıllarda büyük kamu ihaleleriyle öne çıktı. 2022’de TOKİ’nin İTÜ Yabancı Diller Yüksekokulu ve Öğrenci Merkezi yapım işi için açtığı ihaleyi ATR Yapı 467 milyon 740 bin TL teklifle aldı.
2023’te Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Haseki 300 Yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yapım ihalesi yine ATR Yapı’ya, bu kez 1 milyar 689 milyon 640 bin TL bedelle verildi. 2025’te ise Sakarya Şehir Hastanesi’nin tamamlanmasına ilişkin 4,8 milyar TL’lik ihale yine aynı şirkete gitti. Bir başka deyişle, “delikanlılık” yalnızca bir tribün estetiği değil, kamu kaynaklarının dolaştığı büyük masada da görünür hale gelen bir sıfat.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bir şirketin ihale alması tek başına suç isnadı anlamına gelmez. Ama siyasetle açık sadakat ilişkisi kuran, iktidar mitinglerinde görünen, Cumhurbaşkanı’na “ömrümden alsın ona versin” diyecek kadar bağlılık dili kullanan bir federasyon başkanının şirketinin, TOKİ ve Sağlık Bakanlığı gibi kamu kurumlarından peş peşe dev işler alması elbette kamusal sorgulamayı meşru kılar.
Hele ki Türkiye’de kamu ihalelerinin uzun süredir siyasal yakınlık, sermaye birikimi ve kamu gücü arasında tartışmalı bir alan olduğu düşünüldüğünde. Bu yüzden mesele “ihale aldı” cümlesinden ibaret değil, hangi siyasal iklimde, nasıl bir meşruiyet zırhıyla büyüdüğü meselesi. Hacıosmanoğlu’nun hikâyesi de biraz buna benziyor: Önce siyasete yakın bir ton, sonra kamuyla büyüyen bir şirket, ardından futbolun en tepesinde bir koltuk. Sanki devlet, müteahhit ve federasyon üç ayrı bina değil de aynı avlunun farklı kapıları.
KADINLAR HAKKINDA SÖYLEMLERİ
Hacıosmanoğlu’nun........
