Dusan Alimpijevic'in hikâyesi: Kırık bir geceden sert bir oyuna
Basketbol dünyasında bazı koçlar, başarıyı önce sahada deneyimleyip sonra oyuna aktarırlar. Bazıları ise önce hayattan öğrenir, sonra parkeye taşır.
Dusan Alimpijevic, ikinci türün nadir örneklerinden biri. Onun koçluk anlayışını anlamak için ilk önce çizdiği setlere değil, bir gece yarısına, metal seslerine ve yarım kalan hayatlara bakmak gerek.
9 Mart 1986’da Sırbistan’ın Lazarevac kentinde doğan Alimpijevic, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle kariyerine profesyonel alana taşıyamadı. Ama sevdiği oyunu kolay kolay bırakmaya niyeti olmayan Dusan, benchte düşünen, hesaplayan, anlatan bir figür olarak basketbolun içinde yer almaya devam etti.
22 YAŞINDA BAŞLAYAN ANTRENÖRLÜK
Henüz 22 yaşındayken antrenörlüğe yönelmesi, kariyer planından çok bir karakter tercihiydi ve hayat, bu tercihi çok erken sınadı.
2008 yılında KK Novi Sad’da yardımcı antrenörlük yaparken Alimpijevic henüz 23 yaşındaydı. 7 Mart 2010 gecesi, takım otobüsünün dönüş yolunda bir kamyonla çarpışması, onun hayatındaki tüm zaman çizelgelerini parçaladı.
Kazada başantrenör Nemanja Danilovic ve 19 yaşındaki genç oyuncu Nenad Grozdanic yaşamını yitirdi. Alimpijevic ağır yaralandı, haftalarca hastanede kaldı. Genç başantrenör o anı hâlâ net olarak hatırlamıyor. Kazaya dair hafızasında kalan tek şey, ayrılmış metal yığınlarının arasından çıkarılırken duyduğu sesler.
Bu kazadan sonra hayata bakışı değişir. Kazayı anlatırken söylediği sözler koçluk felsefesinin özeti gibi: “Bu hikâyede önemli olan biz değiliz. En büyük acıyı çekenler, hayatını kaybedenlerin aileleri.” Bu cümlede dramatik bir kahramanlık yok, sessiz bir olgunlaşma var. Alimpijevic yaşadığı bu deneyimi koçluk........
