Yapay zekâ hafızayı yeniden kurabilir mi?
Yapay zekâ teknolojileri, geçmişle kurduğumuz ilişkiyi de dönüştürüyor. Bugün birkaç saniye içinde tarihsel fotoğraflar hareketlendirilebiliyor, yaşamını yitiren kişilerin sesleri yeniden üretilebiliyor, hiç yaşanmamış görüntüler gerçeğinden ayırt edilmesi güç biçimde oluşturulabiliyor.
Bu gelişmeler bir yandan hafıza çalışmaları, sinema ve arşiv çalışmaları açısından yeni olanaklar sunuyor; bir yandan da hakikat, temsil ve manipülasyon tartışmalarını da daha görünür hâle getiriyor.
Özellikle geçmişe ilişkin görüntülerin yapay zekâyla yeniden üretilmesine karşın arşivlerin güvenilirliği, görsel kanıtın değeri ve dijital araçların politik kullanımına ilişkin sorular yeniden gündeme taşıyor. Yapay zekâ, görünmeyeni görünür kılabilecek, kayıp hafızaları yeniden dolaşıma sokabilecek yaratıcı imkânlar sunuyor. Bu imkânları sunarken de önemli etik sorunları da beraberinde getiriyor.
Yapay zekânın hafızalaştırma çalışmalarına katkı sunup sunamayacağı kadar, hangi sınırlar içinde kullanılacağı, hangi etik ilkelerle denetleneceği ve hakikatle kurduğumuz ilişkiyi nasıl dönüştüreceği de giderek daha fazla önem kazanıyor.
Bu sorular etrafında, Kadir Has Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Esin Paça Cengiz ile Sanat eleştirmeni ve Sosyolog Can Memiş ile konuştuk.
Cengiz: Manipülasyon, kusursuz bir gerçekliği bozmuyor
Yapay zekâ ile üretilen görüntülerin geçmişe ve kolektif belleğe etkisini değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Esin Paça Cengiz, görüntü manipülasyonunun yapay zekâ ile ortaya çıkan yeni bir olgu olmadığını söylüyor.
Sinema ve televizyonun uzun yıllardır görsel efekt teknolojileriyle gerçekliği yeniden kurduğunu hatırlatan Cengiz, özellikle 1980’lerden itibaren dijital teknolojilerin gelişmesiyle tarihsel olaylara ait görüntülere müdahale edilmesinin yaygınlaştığını belirtiyor.
Oyuncuların tarihsel olayların içine dijital olarak yerleştirilebildiğini ya da arşiv görüntülerinin yeniden kurgulanabildiğini ifade eden Cengiz, bu gelişmelerin tarihsel temsil üzerine çalışan araştırmacılar arasında önemli tartışmaları da beraberinde getirdiğini aktarıyor:
Arşiv görüntüsüne müdahale edildiği için, imgeyi gördüğümüzde onun gerçek olup olmadığını nasıl anlayacağız? Ya da o imge........
