menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SDG'nin feshi sonrası Rojava'da neler oluyor?

40 0
18.09.2026

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) 25 Ağustos’ta bağımsız askeri yapı olarak sona erdiğini açıklamasından haftalar sonra, Kürtlerin yoğun yaşadığı kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde art arda yaşanan gelişmeler entegrasyonun askeri boyutunun ötesindeki sorunları görünür hale getirdi.

Son günlerin en görünür protestolarından biri anadilinde eğitim etrafında sürdü. Kobanî ve Tirbespiyê’de öğrenciler ve aileleri, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçeye haftada üç ders ayıran düzenlemesine karşı çıktı ve eğitimin Kürtçe sürmesini istedi.

Haseke merkezli Hawar Haber Ajansı (ANHA), bugün Kobanî, Tirbespiyê, Dêrik ve Qamişlo’dak sürdüğünü aktardı. Qamişlo’daki öğrenciler de bir gün önce Birleşmiş Milletler ofisi önündeki iki günlük oturma eylemini tamamladı.

Kürtçe eğitim talebiyle ders boykotu: Abdi ve Ahmed düzenlemeyi yetersiz buluyor

Entegrasyon süreci hangi aşamada?

Mazlum Abdi, 25 Ağustos’ta Şam’daki Halk Sarayı’nda SDG’nin bağımsız askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini açıkladı. SDG mensupları Suriye ordusundaki tugaylara katıldı. Şam yönetimi de bu adımı ocak ayında başlayan entegrasyon sürecinin askeri aşamasının tamamlanması olarak sundu.

Suriye/Rojava | Entegrasyonda yeni aşama: SDG feshedildi, Abdi Şara’yla görüştü

Tarafların 18 ve 29 Ocak’ta vardığı anlaşmalar ise askeri birleşmenin ötesinde bir çerçeve çiziyor. Metinler, Haseke’deki sivil kurumların devlet yapısına katılmasını, sınır kapılarıyla petrol ve gaz sahalarının Şam’ın kontrolüne geçmesini, güvenlik güçlerinin İçişleri Bakanlığı bünyesine girmesini ve Kürtlerin kültürel ve eğitim haklarının ele alınmasını öngörüyor.

Kobanî için yapılan anlaşma ayrıca ağır askeri varlığın kentten çekilmesini, kent sakinlerinden oluşan bir güvenlik yapısı kurulmasını ve İçişleri Bakanlığı’na idari olarak bağlı yerel polisin görev yapmasını öngörüyor.

Son günlerde yaşananlar da bu geçiş sürecindeki belirsizlikleri gündeme taşıyor.

Suriye ordusundaki Haseke Tugayı’nda görev yapan 26 yaşındaki Sîpan Hiznî (Sami Şeyhmus Hiso), 10 Eylül’de silahlı kişiler tarafından kaçırıldı ve öldürüldü. Haseke Tugayı büyük ölçüde eski SDG mensuplarından oluşuyor.

Hiznî’nin ailesi ile Kürt siyasi çevrelerinin çağrılarının ardından Haseke ve çevresindeki kentlerde protestolar başladı.

Kobanî'de 2 günlük yas ilan edildi

Erbil merkezli Rudaw ve Kurdistan24, 11 Eylül’de Haseke’deki güvenlik makamlarının cinayetin ana şüphelisini belirlediğini ancak henüz yakalamadığını aktardı. Hiznî’nin ailesi soruşturmanın tüm ayrıntılarıyla açıklanmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA ise güvenlik birimlerinin cinayetle bağlantılı kişileri aramayı sürdürdüğünü açıkladı.

Cinayet, yalnızca bir adli dosya olarak kalmadı. Hiznî’nin Suriye ordusuna katılmış eski bir SDG mensubu olması, entegrasyona dahil olan eski savaşçıların güvenliği ve yeni kurumların farklı topluluklar arasında güven sağlayıp sağlayamayacağı sorularını da gündeme taşıdı.

Kobanî’de 11 Eylül’de cinayeti protesto edenlerle güvenlik güçleri arasında gerilim yaşandı.

Kamışlı merkezli North Press Agency (NPA Syria), protestolar sırasında taş atıldığını, güvenlik güçlerinin göstericileri dağıtmak için ateş açtığını, ardından Sirrin ve Münbiç’ten kente takviye güçlerin geldiğini ve gözaltılar yapıldığını aktardı.

Kobanî’deki bu gerilimin ertesi günü cezaevinde yangın çıktı.

Cezaevi yangını: En az 10 kişi hayatını kaybetti

Kobanî Cezaevi’nde 12 Eylül’ün ilk saatlerinde çıkan yangının ardından ölü sayısı birkaç gün içinde yükseldi. Suriye İç Güvenliği 14 Eylül’de 10 kişinin öldüğünü, 16 kişinin yaralandığını açıkladı. ANHA da 17 Eylül’de yaralılardan Mesud Hemo Reşo’nun hastanede hayatını kaybetmesiyle ölü sayısının 10’a ulaştığını aktardı.

Kaynaklar yangının nasıl başladığı konusunda farklı bilgiler veriyor.

Suriye İç Güvenliği, cezaevindeki gerilim sırasında bir mahpusun battaniyesini ateşe verdiğini ve alevlerin hızla yayıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı, cezaevindeki bütün yönetici ve çalışanları soruşturma kapsamına aldı.

ANHA’ya konuşan iki yaralı mahpus ise yetkililerin tutukluları Halep’teki cezaevlerine göndereceğini söylemesinin ardından gerilimin başladığını anlattı. İki mahpus, bir tutuklunun nakli protesto etmek için........

© Bianet