Avukat Demirkaya: Saç örmenin ‘propaganda’ sayılması kanunla delillendirilemez
Kuzey ve Doğu Suriye’de devam eden saldırılar esnasında kendisini ÖSO mensubu olarak tanımlayan bir erkeğin, YJP’li bir kadının saç örgüsünü keserek bunu videoyla teşhir etmesine karşı başlatılan “saç örme” (kezî) protestosuna katılan hemşire İ.A., dün (25 Ocak) gözaltına alındı.
İstanbul’da gözaltına alınan İ.A., gece geç saatlerde Kocaeli’ye götürüldü.
İ.A.’ya, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında savcılık ifadesi sırasında “terör örgütü propagandası yapma” iddiası yöneltildi. İfade işlemlerinin ardından sağlık emekçisi, adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi.
İ.A., Sulh Ceza Hakimliği tarafından yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.
Sağlık emekçisinin avukatı Gencer Demirkaya, gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Demirkaya, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Gözaltı sürecinde polis ekipleri İstanbul’da kaldığı eve gitmiş, ev araması yapılmış ve ardından Kocaeli’ye götürülmüş. Dün gece ve bugün ifade işlemleri için kendisiyle görüştüm. Herhangi bir kötü muameleye maruz kalmadığını söyledi; ancak morali biraz bozuktu, biz de avukatları olarak moral verdik.
“Gözaltının, saç örülen bir videonun paylaşılması gerekçesiyle yapıldığı anlaşılıyor. Bir avukat olarak şunu söyleyebilirim ki bu, açıkça ifade özgürlüğü kapsamında ele alınması gereken bir eylem. Bunun Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında propaganda sayılması hukuken son derece abes. Böyle bir değerlendirme kanunla delillendirilemez; bu, keyfi bir uygulama.
“Ne yazık ki ülkede hukuk dışı ve keyfi uygulamalara sıkça tanık oluyoruz. Geldiğimiz aşamada, hiçbir somut gerekçe olmadan da insanlar tutuklanabiliyor. Zaten baştan geceyi gözaltında geçirmesi yerine doğrudan ifadesi alınıp bırakılabilirdi.”
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Kadın Meclisi de, meslektaşlarının gözaltına alınmasına dair yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Rojova’da HTŞ, IŞİD vb. çetelerin Kürt, Ezidî, Alevi, Dürzi kadınlar üzerinden yürüttüğü savaşta, bir kadını vahşice öldürüp, örgülü saçını keserek paylaşması sonrası tüm dünyaya yayılan saç örme eylemi bir suç değil, kadınların savaşa, militarizme, sömürüye karşı dayanışma eylemidir.
Suriye’de yaşanan kadın katliamlarını protesto etmek için 'saç örme' paylaşımı yapan kadın sağlık emekçilerinin ‘Cadı avı’ misali hedef gösterilmesi ve bunun üzerinden soruşturma açılması kabul edilemez! Bunun üzerinden Kocaeli’de ve birçok yerde paylaşım yapan sağlık emekçisini hedef göstermek hesaplar üzerinden haksız yere soruşturma açmak erkek devletin tahakkümünden başka bir şey değildir. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü açtığı idari soruşturmayı derhal geri çekmelidir! Sağlık emekçisi kadın arkadaşımızın sergilediği tutum suç değil vicdani ve meşru bir pasif eylemdir. Arkadaşımızın yanındayız. Kadın Yaşam Özgürlük, Jin jiyan azadi. زن, زندگی, آزادی” (TY)
Suriye’de yaşanan çatışmalar ve ağır kış şartları nedeniyle Rojava’da derinleşen insani krize karşı yardım çağrıları sürüyor.
SDG'nin bazı bölgelerden çekilmesi ve müzakerelerin tıkanmasının ardından bir süredir geçici Suriye hükümeti ve ona bağlı güçlerin kuşatması altında olan Rojava'da günlerdir su, elektrik, internet ve iletişim hatları gibi temel hizmetlerin kesilmiş durumda.
Ayrıca Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) başta olmak üzere insan hakları örgütleri, "büyük bir insani felaket" uyarısında bulunarak, kent sakinlerinin ciddi gıda, ilaç ve bebek maması sıkıntısı ile karşı karşıya olduğunu bildirdi.
Çağrılar devam ederken Suriye'nin resmi haber ajansı SANA, hem Kobanî'ye hem de Haseke kentine yönelik birer insani koridor açtı. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından organize edilen, 24 tırdan oluşan insani yardım konvoyu Halep ilinden yola çıkarak Kobanî'ye giriş yaptı. Barzani Yardım Vakfı (BCF) da Rojava’ya bir insani yardım konvoyu ulaştırdı.
Öte yandan Kobani’ye ulaştırılmak üzere İHH 6 TIR, AFAD ve Kızılay ise 11 TIR yardımı yola çıkardığını duyurdu. AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise, AKP MKYK toplantısı sırasında Kobanî'ye 11 tır insani yardım gönderildiği bilgisini paylaştı:
"Orada insani bir durum var. Şartlar ne olursa olsun Suriyeli Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin yanındayız. Suriye hükümeti ile birlikte, onların açtığı insani koridorlardan ilk aşamada 11 tır gönderdik. bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Kürt kardeşlerimizi olumsuz koşullarda bırakmayacağız."
Mevcut koridorlardan yardımlar sürerken Rojava’da derinleşen insani krize karşı uluslararası ve yerel kurumlardan 'acil yardım' çağrısı yapıldı. Türkiye'den yapılan açıklamalarda ise Suriye sınırında bir koridor daha açılması istendi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Yerel Yönetimler Kurulu: "Bizler Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu olarak, tüm belediyelerimizle birlikte bu ağır tabloya karşı insani ve ahlaki bir sorumlulukla seferberlik hali başlatmış bulunuyoruz. Belediyelerimiz, kent konseyleri ve demokratik kurumlarla birlikte Rojava halkının acil insani yardım taleplerini karşılamak için tüm imkanları seferber etmekte, kapsamlı bir hazırlık sürecini yürütmektedir. Belediyelerimiz bu süreçte üzerlerine düşen sorumlulukları eksiksiz bir biçimde yerine getirecektir.
Toplanan yardımların hızlı bir şekilde Rojava halklarına ulaştırılması adına ilgili makam ve merciler insani yardım koridorlarını açmalı, bu yaşamsal sürecin önünde hiçbir engel oluşturmamalıdır.
Tüm kamuoyunu da belediyelerimizin başlattığı bu insani yardım kampanyasına destek sunmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Belediyelerimizin başlatacağı yardım kampanyalarına dair detaylı bilgiler de ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır."
Arap Alevi örgütleri: "Suriye’de yıllardır sürdürülen savaş politikaları, bugün halklara ve inançlara karşı yürütülen planlı bir yok etme ve tasfiye sürecine dönüşmüştür. Başta Aleviler olmak üzere Dürziler, Ezidiler ve Kürt halkı; sistematik katliamlar, zorla yerinden etmeler, kaçırmalar, işkence ve inanç temelli saldırılarla hedef alınmaktadır. Yaşananlar, Suriye’nin demografik yapısını zorla değiştirmeyi amaçlayan bilinçli bir imha politikasıdır.
Emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda desteklenen; HTŞ, IŞİD, Colani ve benzeri cihatçı-faşist yapılar, halkların iradesini yok sayan, mezhepçi ve gerici bir düzeni dayatmaktadır. Bu yapılara açılan her alan, halklara karşı işlenen suçların doğrudan parçasıdır. Bu anlayışın egemen olduğu bir coğrafyaya barış ve huzur gelmez.
Uluslararası güçlerin bilgisi ve gözü önünde Şeddat Hapishanesi’nden binlerce IŞİD militanının serbest bırakılması, yürütülen bu kirli savaşın yeni bir aşamasıdır. Bu bir ihmal değil, bilinçli ve politik bir tercihtir. Direnen Kürt........
