Irk, etnisite ve hekimler - I
Kavram olarak ortaya çıkışı yaklaşık 600 yıl öncesine dayandığı tahmin edilen ırk, günümüzde, toplum bilim alanının sözlüklerinde; iklim koşulları, yaşama biçimi ve kalıtım nedeniyle farklı özellikler kazanmış, beden biçimleri ve görünüşlerine göre ayrılan insan topluluğu olarak tanımlanıyor. İnsanlar arasında, fiziksel özelliklerine bakılarak, ekonomik, siyasal ve hukuksal haklar açısından ayrım yapılması, ırk ayrımı ve ırka, renge, soya, ulusal ya da etnik kökene dayanarak, temel insan haklarının herkese eşit koşullarda uygulanmaması gerektiğini ileri süren inanç ve ideoloji, ırk ayrımcılığı olarak adlandırılıyor. Irkçılık da varsayılan kimi toplumsal, zihinsel veya bedensel özellikleriyle ilişkilendirerek, belli bir ırka yönelik ayrımcılığı haklı gösteren belirlenimci düşünüş ve eylemler olarak tanımlanıyor.
Irk kavramı, emperyalizmin ideolojik bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Tarihsel olarak, Avrupalıların 15. yüzyılda bilmedikleri coğrafyaları keşfe çıkıp, ulaştıkları toprakları sömürgeleştirmeye başlamasıyla birlikte, insanlığın kullandığı kelimeler ya da kavramlar arasına girdiği düşünülüyor. Kolonyalistler böylece, sömürgeleştirdikleri topraklardaki insanları kendilerini de katarak birkaç grup altında topladılar. Irk kavramı üzerinden oluşturulan bu gruplamayı toplumsal yaşantıda hiyerarşik olarak kategorize ettiler. Ve bu sayede ekonomik, hukuksal ve sosyal eşitsizliklerin kaynağını biyolojik bir temele dayandırarak, sömürgeleştirmeyi ve sömürüyü meşrulaştırabilmenin önünü açtılar.
Günümüzden yüzyıllar öncesinde yeni toplumsal kategoriler, ayrıştırmalar için işlevsel kriterlerin en kolayının morfolojik-fiziki özellikler olması nedeniyle, bedensel karakterlerdeki farklılıkların tercih edilmiş olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte, ırk kavramı zaman içinde fiziki özelliklerden çok, genetik özellikler üzerinden açıklanmak, tanımlanmak istenmiştir.
Irkın biyolojik temeli yok
Öyle ki tarihi boyunca tıp alanında da etnik gruplar arasında gözlemlenen hastalıklarla ilgili farklılıkların, hiçbir bilimsel dayanak olmadan ya da sınırlı dayanaklarla, genellikle ırk ve etnik kökenlerin biyolojisi ve genetiğiyle ilişkilendirilmesine, hatta aralarında nedensel ilişki tanımlanmasına tanık olduk. Oysa, İnsan Genomu Projesi kapsamında üretilen bilimsel bilgiler; bugün için tüm insanlığın genetik farklılığının binde 2’nin de altında olduğunu göstermiştir.
Söz konusu bilimsel bilgiler; hem aynı ırk ve etnik gruptan insanlar arasındaki önemli genetik........
