menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1 Mayıs 2026 için dörtlüye çağrı

8 0
01.04.2026

Gezi-Haziran İsyanı (2013), Emek, Barış Demokrasi Mitingi (2015) ve 19 Mart eylemleri (2025) tarihleri 21. yüzyıl Türkiye’sinde muhalefetin en geniş toplum kesimleriyle birlikte, doğrudan iktidara karşı bir araya geldiği en önemli eylemliliklerdi. Doğal olarak, her üçünü de birbirinden ayıracak, ayrıştırabilecek pek çok farklılıklar sıralanabilir. Tümünü doğru bulur ve hak verebiliriz. Bununla birlikte, muradımız, ne olduğunu anlamak, bilince çıkarmak ve yeniden uygulayabilmek olduğundan ortak yanlarının, benzerliklerinin ne olduğunun üzerinde durmak gerekiyor. Her üçünde olduğu gibi bir dördüncüsü hedeflenecekse “aynı nehirde ikinci defa yıkanılmaz” sözünün unutulduğu da sanılmamalı. Aksine, bu durum bilinerek ve göz önüne alınarak düşünülmeli ve onlardan çıkarılacak derslerle ileriye adım atılabilmeli.

Gezi-Haziran İsyanı’nın başlangıcı için bir çağrıcısı yoktu. Başladıktan sonra “doğal” çağrıcıları ortaya çıktı. İktidardan talepler dışındaki ayrılıklar, çok büyük ölçüde o zaman diliminde tali kaldı. Emek, Barış Demokrasi Mitingi, “Savaşa İnat Barış Hemen Şimdi!” sloganıyla DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak çağrısı ve ev sahipliğinde Ankara’da düzenlendi. 8 Haziran 2015 genel seçimleri sonrasında iktidarın seçimi kaybetmesine karşın, parlamenter demokrasinin gereğinin yerine getirilmemesiyle birlikte, Kürt illerinde ortaya çıkan kent içi çatışmalar ve İstanbul ile Ankara’da gerçekleştirilen patlamalar sonrasında toplumsal muhalefetin bir araya gelerek hem kendisini toparlayabilme ve genişletebilme hem de iktidara karşı ortak tutum alma hedefiyle gerçekleştirildi. Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından birisi olan “Gar Katliamı” ile sabote edilmeseydi, belirlenen........

© Bianet