3,9 milyar dolarlık hesap: Yurttaşa, kalkınmaya değil silaha
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldıracağını ve F-35 satışına açık olduğunu söylemesi, Türkiye’nin F-35 programına olası dönüşünü ve S-400’lerin statüsünü NATO Zirvesi sonrasının başlıca politika konularından biri hâline getirdi.
Ancak Trump’ın açıklaması, Türkiye’nin F-35’leri yeniden almasının önündeki yasal engelleri kendiliğinden ortadan kaldırmıyor. ABD Kongresi’nin kabul ettiği 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, Türkiye S-400 sistemlerine sahip olmayı sürdürdüğü sürece F-35 uçakları ile ilgili ekipman ve teknolojilerin ülkeye transferinin önünü kapatıyor.
Türkiye, Rusya’dan satın aldığı S-400 sistemlerinin ilk parçalarını Temmuz 2019’da teslim aldı. S-400 teslimatının ardından ABD, Türkiye’nin F-35 programındaki ortaklığını askıya alarak programdan çıkarılma sürecini başlattı, Aralık 2020’de de Savunma Sanayii Başkanlığına CAATSA yaptırımları uyguladı.
CAATSA yaptırımları nedir?
F-35 için ne kadar ödendi?
Türkiye, F-35’in geliştirme sürecine 2002’de katıldı. Lockheed Martin’in o tarihteki açıklamasında Türkiye’nin yaklaşık on yıllık geliştirme ve gösterim aşaması boyunca programa yaklaşık 175 milyon dolar katkıda bulunacağı belirtiliyordu. Bu rakam 2002’de tek seferde yapılmış bir ödeme değil, geliştirme dönemi için öngörülen toplam katkıydı.
Mayıs 2019’a gelindiğinde dönemin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye’nin ortaklığın gereği olarak 1,2 milyar dolar ödediğini açıkladı. Daha sonraki yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu tutarı 1,3–1,4 milyar dolar olarak ifade etti. Haziran 2025’teki açıklamasında da F-35’ler için 1,3 ila 1,4 milyar dolar ödeme yapıldığını söyledi.
Ancak bugüne kadar hangi yıl ne kadar ödeme yapıldığı, 1,4 milyar doların ne kadarının geliştirme katkısı, ne kadarının uçak ve ekipman ödemesi olduğu, paranın hangi bütçe veya fon........
