menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ayşe Tokyaz davası: Kamu görevlileri bu davadan ne öğrenecek?

17 0
14.09.2026

12 Eylül 1980 darbesi 46 yıl önce kaldı diyoruz. Fakat bazı sabahlara öyle uyanıyoruz ki darbe kendisini hatırlatıyor. Belki yok fakat hayaleti hâlâ etrafımızda.

Bu sabah da LGBTİ derneklerinin hesaplarına erişim engeli getirildiğini, ardından operasyon düzenlendiğini ve çok sayıda LGBTİ aktivistinin gözaltına alındığını öğrendik.

Gerekçe yine bildik: “Aile ve toplum düzeni” ve benzeri ifadeler.

Burada iki noktayı hatırlatıp haftanın asıl gündemine geçmek istiyorum.

Birincisi, aileyi bozan LGBTİ ’lar değil, patriyarkanın kendisi. bianet’in erkek şiddeti çetelesi de bunun verilerini her ay ortaya koyuyor. Kadınlar evlerinde, sokakta, işyerlerinde erkek şiddetiyle karşı karşıya kalıyor. Erkek şiddeti hayatlarımızın her alanında.

İkincisi, LGBTİ ’ları hedef gösteren trol hesaplara ve haberlere erişim vermemek gerekiyor. Eleştirmek amacıyla bile olsa yapılan paylaşımlar, bu içeriklerin daha fazla yayılmasına neden olabiliyor.

Gelelim asıl meseleye.

Ayşe Tokyaz davasında 9 Eylül’de karar açıklandı. Aylar süren yargılamanın ardından Cemil Koç ve ona yardım eden erkekler hakkında karar verildi. Bu dava herkes açısından zordu elbette. Ama en çok Ayşe’nin ailesi için zordu.

Patriayrkaya karşı kadınların direnci

Tokyaz ailesi, özellikle de Ayşe’nin ikiz kardeşi Esra Tokyaz, duruşmalar boyunca geri adım atmadı.

Esra’nın mücadelesini ilk duruşmadan bu yana izliyoruz. Mahkeme salonunda, adliye önünde, açıklamalarda, sosyal medyada Ayşe’nin adını yaşatmak için mücadele etti. Sanıkların ve avukatlarının sözlerine rağmen Ayşe’yi suçlayan anlatının karşısında durdu.

Esra Tokyaz bana göre bu yılın kadınlarından biri.

Bunu yalnızca kız kardeşi Ayşe için verdiği mücadele nedeniyle söylemiyorum. Esra, kadın cinayetleri davalarında ailelerin neyle karşı karşıya kaldığını, bir kadının öldürülmesinden sonra mücadelenin nasıl sürdüğünü ve erkek şiddetinin yalnızca cinayet anından ibaret olmadığını da hepimize gösterdi.

Karar duruşmasının ardından Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler’den Feride Eralp’in söyledikleri de bu nedenle önemli.

“Cemil Koç yalnız değil”

Eralp, mahkeme salonunda aylar boyunca dinlediğimiz erkeklik halini şöyle anlattı:

“Biz aylarca süren bir yargılama sonucunda, sanıkların birbirlerini suçladığı ve birbiriyle çelişki içine düştüğü bu celsede en az iki saat boyunca profesyonel bir katilden ekimoz renkleri dinledik. Bir valizin kendinden menkul bir suç işleme iradesi olabilir gibi, Ayşe’nin bedenini valize kendisi koymamış gibi, bu valizi bir gece ve bir gün boyunca ortadan kaldırmaya çalışmamış gibi, o........

© Bianet