Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor
Yarı öfkeli, bol heyecanlı bir ton sesimde. Önemsediğim bir çalışmada geldiğim aşamayı anlatıyorum. Aynı zamanda aksaklıklar ve aksaklıklara yönelik tepkimin anlaşılmadığını. Telefonun ucundaki telesekreter değil. Duyuyor, yanıt veriyor. Ama ben karşımda bir robot olduğu düşüncesine kapılıyorum. Yapay zekâ ile doğal zekâ, telefondan kulağıma yansıyan sesli çıktıda eşitleniyor. Her cümle adeta bir ses editöründe biçimlendirilmiş gibi akıyor ve birkaç cümle sonrasında başa sarıyor. Cümlelerin beceriksiz gönül alma çabaları olduğunu hissediyorum ve her kelimede heyecanım sönümleniyor. Konuyla bağım kopuyor. Odağım değişiyor ve sosyal medya çağının yüzü hâline gelmiş kalıp cümleler bütün bayatlığıyla zihnime akıyor.
Oysa bana kurulan cümleler sosyal medyada kullanılan türden değil. Konuştuğum ortam da sosyal medya gibi dolayımlı değil. Karşımda kanlı canlı bir insan var; ama kurduğu cümleler adeta o sosyal medya gönderilerine maruz kaldığım zamanlardaki bayat tadı veriyor.
Odağım iyice dağılıyor. Sıradan bir insan ilişkisini, doğasındaki sıcaklıktan koparıp böyle tatsız tuzsuz, soğuk bir şey hâline getiren ne? Düşünüyorum. Düşündükçe yeni sorular kafama doluşuyor ve sürekli başka yerlere kayan odağım, konudan gittikçe uzaklaşıyor. Sonuçta “-mış” gibi bir iletişimin parçası oluyor ve sıkılıyorum. Böylesi bir iletişim tarzı bütün moralimi alt üst ettiği için karşımdakiyle olan iletişimimi sonlandırıp zihnimdeki sorgulamaya devam ediyorum. İşin ucu yine sağlamcılığa çıkıyor. Çünkü 40........
