'Cezaevlerinden çıkan IŞİD üyeleri HTŞ'ye katılıyor' iddiası: “Suriye yeni bir iç savaşın içine sürüklendi”
Suriye’de masada devam eden ateşkes sahadaki çatışma riskini bitirmedi. Sahadan bilgi aktaran gazeteciler, bölgede 'ateşkesin' yer yer ihlal edildiğini aktarıyor. Diğer yandan geçici Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında son yapılan ateşkes kapsamında, kontrolü ele geçirilen cezaevlerindeki IŞİD'lilerin Irak’a transferi devam ediyor.
Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırıları ve ateşkes sürecini, 10 yıldır bölgede gazetecilik yapan ve gelişmeleri yerinde takip eden Ali Ammar’la konuştuk.
Öncelikle 6 Ocak’a gelen süreci anlatabilir misiniz? Taraflar arasındaki görüşme trafiği devam ederken yeniden sıcak çatışmaları tetikleyen ne oldu?
Suriye’de yeni bir konsept devreye geçirildi. Normalde 10 Mart Mutabakatı vardı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani üçlüsünün yürürlüğe koyduğu bir plan adım adım işletildi.
Neydi bu plan?
Özerk Yönetim’le "görüşme" adı altında sahada bu plan yürütüldü. Şam rejimi, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmaması için özel bir çaba gösterdi. Bu mutabakat hayata geçmesin diye ayak diretti, yeni krizler çıkardı. Türkiye de medyası üzerinden bu süreci ciddi anlamda manipüle etti. Tüm süreci ters yüz ederek anlaşma gerçekleşmesin diye özenle çabaladı.
Aynı durum Halep’teki 1 Nisan Anlaşması için de geçerli. Yapılan anlaşmaya rağmen Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik bir saldırı başlatıldı. Ardından Deyr Hafir meskûn hattına, oradan Tabka, Rakka ve Deyrizor hattına saldırılar gerçekleşti. Şu anda da geçici hükümete bağlı güçler Haseke ve Kobanî sınırlarına dayanmış durumda. Suriye yeniden bir çözümsüzlüğün, yeni bir iç savaşın içine sürüklendi.
Sahadaki süreci Türkiye’nin organize ettiğine dair ciddi bulgular var. Üstelik son bir yılda İmralı’yla görüşmeler olmasına rağmen Rojava’da ciddi bir istihbarat faaliyeti yürütüldüğü de açığa çıkmış oldu. Devreye giren plan aslında bir yıldır hazırlıkları yapılan bir planmış; bu süreçte yürürlüğe konuldu. Kürtlerin üzüldüğü her şeye sevinen bir toplumsal realite oluşturulmuş; bir devlet gerçekliği ortada var. Bu da bugün Kürtlerde büyük bir kırılma yarattı.
Bahsettiğiniz plan sadece Şam-Ankara denkleminde bir plan mı? Uluslararası güçlerin, 10 Mart Anlaşması’nın arabulucuları bugünkü sıcak çatışmaların hangi tarafında?
Bir anlaşma daha yapıldı son olarak. Ben de Mazlum Abdi ve diğer SDG komutanlarıyla görüştüm; İlham Ahmed de bunu söylüyor: Yapılan son anlaşmaya göre Suriye’de her şey yeni başlıyor. Cin şişeden çıktı. Bu, şu an Kürtleri de aşan bir plan. ABD de bunda ısrar ediyordu. Daha önce duyum almıştık; fakat teyitli olmadığı için, resmî bir açıklama olmadığı için, siyasal sürecin hassasiyetini de gözeterek kamuoyuna yansıtmamaya çalıştık. En azından şahsen ben böyle davrandım.
Neydi bu bilgi? Kürtlerden Haşdi Şabi’ye yönelik bir operasyona katılım talebinde bulunulmuştu. Uluslararası güçlerin böyle bir talebi vardı. Bunlar Irak’ta Haşdi Şabi’ye, yani Şii güçlerine yönelik yeni bir hareket başlatacaklar. Bunun için Kürtlerden taleplerde bulunmuşlardı. Çünkü şu ana kadar karada operasyonu en iyi yönetebilecek güç Kürtlerdir. Kürtler şu ana kadar Suriye’de savaşmadılar. Tabka, Rakka, Deyrizor hattını Araplara bıraktılar; savaşmadan geri çekildiler. Bir yenilginin olduğu veya savaş kaybının olduğu bir durum yok.
Fakat uluslararası güçler Kürtlerin sahadaki gücünü biliyor; çünkü IŞİD’le mücadele sürecinde tüm dünyada açık açık görüldü. Yeniden başka bir savaşta rol vermek istediler. Kürtler de bunu açıkça reddetti: "Biz savunma hareketiyiz; IŞİD başka, insanlık için bir tehlikeydi. Bundan ötürü IŞİD’e karşı savaştık. Fakat Haşdi Şabi ile bizim bir problemimiz yok."
Son yapılan 15 günlük ateşkesle birlikte sahadaki son durum nasıl? En son Şam’ın Haseke’ye........© Bianet
