menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tehlike sokakta yaşayan hayvanlar değil toplumun değişen düşünce biçimi - II

64 0
15.08.2026

Her ne kadar insan bize “eşref-i mahlukat” olarak sunulmuş olsa ve hayvanlar sadece insan için varmış gibi bir algı yaratılsa da Kur’an’da hayvanlarla insanların eşit görüldüğüne dair bir çok ayet var. En temelde karşımıza çıkan ayet ise En’âm /38: “Yer yüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş türü yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar...”

Tehlike sokakta yaşayan hayvanlar değil değişen düşünce biçimimiz - I

Hayvan ve insanı eşitleyen bir yaklaşım

Ayette yer alan “sizin gibi ümmettirler” yaklaşımı konuyu varlık zemininde ele alarak hayvan ve insanı aynı kategoride değerlendiren, eşitleyen bir yaklaşım. Yine bir çok ayette bitki, yiyecek, su vb. şeyleri Allah’ın aralarında hiçbir ayrım gözetmeksizin insan ve hayvan için yarattığı belirtilmekte ki bu ayetler, yine insan ve hayvana aynı değerin verildiğini, bir anlamda eşitlendiğini göstermesi bağlamında önemli. Nâziât/33. Ayet’te yer alan: “Bütün bunları Allah, sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için yaptı” ifadesi; Furkan/49. Ayet’teki: “O suyla ölmüş topraklara hayat bahşeder; yarattığımız nice hayvanların ve insanların su ihtiyacını karşılarız” ifadesi; Tâ-Hâ/ 54. Ayet’teki: “O bitkilerden hem siz yiyin, hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için nice dersler, nice deliller vardır” ifadesi; Secde/27. Ayet’teki: “Hiç görüp düşünmezler mi ki, biz suyu kupkuru topraklara gönderiyoruz da, onunla hem hayvanlarının hem de kendilerinin yiyecekleri ekinler çıkarıyoruz” ifadesi; Fâtır/28. Ayet’teki: “İnsanlar, yerde yürüyen canlılar ve sağmal hayvanlar da aynı şekilde çeşit çeşit renklerdedir” ifadesi, Kur’an’ın insan ve hayvana aynı eşitlikte önem verdiği bağlamında değerlendirilebilecek ayetlerden.

Hûd/40 ve Mü'minûn/ 27. Ayet’te geçen Nuh kıssasında, Nuh’a “her cins hayvandan birer çifti gemiye alması gerekliliği” nin belirtilmesi de yine bu insan-hayvan eşitliği bağlamında değerlendirilebilir. Hayvanların nesillerinin tufanla birlikte yok olması ve nesillerinin korunması için onlardan da çift çift gemiye alınması istenmektedir.

Kur’an’da Kehf Suresi’nde mağaraya sığınan inançlı gençlerden söz edilirken köpeklerinden söz edilmesi de Kur’an’ın insan-hayvan eşitliğine gönderme olarak kabul edilebilir. Bu durum:

Kehf/18. Ayet’te “Uykuda oldukları hâlde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.)...”,

Kehf/22. Ayet’te ise: “Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: ‘Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir’ diyecekler. Yine, ‘Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir’ diyecekler. Şöyle de diyecekler: ‘Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir.' De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir...” diye ifade edilir.

İnsan hayvan eşitliği kuran bir kıssa ise A’raf /77-78, Kamer/27, İsra/59, Şuara/155-158, Şems, 91/13 gibi ayetlerde yer alan Salih Peygamber ve devesinin anlatıldığı kıssadır. Şuara/155-156. Ayet’e göre: Semûd kavmine, bir deve gönderilir. Salih peygamber kavmine deveye karşı iyi davranmalarını öğütleyip onlara: “Şu bir dişi devedir. Onun su içme hakkı var. Belli bir günde su içme hakkı da sizin. Ona kötülükle ilişmeyin. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar...” der. Kuyudan çıkan suyu, bir gün deve bir gün diğer insan ve hayvanlar içer. Böyle bir süre devam edilir. Deve, su içmesi gereken günlerde kuyunun tüm suyunu içer, geriye hiçbir şey kalmaz. Buna dayanamayan insanlar çareyi deveyi öldürmekte bulurlar. Deve öldürülünce Allah gazaba gelir ve Semûd halkını yok eder. Bu kıssada da görüldüğü gibi suyu içme hakkı, deve ve insanlara eşit veriliyor.

Kur’an’da hayvanlara eziyet büyük bir suç

Salih........

© Bianet