Korku patinaj yapıyor: ‘Mumya’
Korku sinemasının klasik motiflerinden olan “canlanan mumya”nın kökeninde, 1920’lerde kadim Mısır kültürüne dair büyük keşiflerin yapılması ve Tutankamon’un mezarının bulunması yatıyor. 1932’de Boris Karloff, oldukça tuhaf ve romantik bir filmde 3 bin yıl öncesinden hayata dönen ve sevgilisini arayan bir mumyayı canlandırmış, 1940’larda Lon Chaney Jr. bu gizemli ve ürkütücü varlığı beyazperdede üç ayrı filmde temsil etmişti: “Mumya’nın Mezarı”, “Mumya’nın Hayaleti”, “Mumya’nın Laneti”.
Mumya serüvenleri 1950-60’larda da çok önemli olmayan bazı filmlerle çeşitlendi, hatta komedi filmlerine de malzeme oldu. 1999’da Stephen Sommers’in yönettiği, başrolünde Brendan Fraser’in oynadığı Indiana Jones taklidi “Mumya” dahil, Hollywood oryantalizmin, yani Edward Said’in deyimiyle “Batı’nın Doğu’yu egzotik, irrasyonel, gizemli ve çoğu zaman tehlikeli bir ‘öteki’ olarak görmesinin” tadını almıştı. Mumya filmleri bire bir bu kalıp üzerinden çalıştı. Antik Mısır, bir uygarlık olarak değil yalnızca ürkünç fantezi boyutunda ele alınıyor, tekinsizlik yayıyor ve Batılı insanlara kötülük taşıyordu.
ŞEYTANİ BİR FİLM
Sinemalarımızda bugünden itibaren gösterime giren, haftanın iddialı yapımlarından........
