menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Piramitsiz, tapınaksız bir Mısır macerası

20 14
18.01.2026

Mısır’da 25 gün harcayıp da piramitlere veya tapınaklara gitmeyen tek kişi olduğumu iddia etsem, haklı çıkma ihtimalimin oldukça yüksek olduğunu düşünmekteyim. Her nedense, firavunların Mısır’ı bana Fatımiler’in, Memlükler’in ve Osmanlı’nın Mısır’ı kadar heyecan vermediği için bu 25 uzun günde piramitlere ve tapınaklara gitmedim. Onun yerine, Kahire ve Assiut şehirlerindeki tüm Türk izlerini, Mısırlı genç arkadaşlarımızın da rehberliği ile, dapdaracık arka sokaklarda aradık. Ve Kaygusuz Abdal’ın mezarı ile Niyazi Mısri’nin soyadını aldığı tekkesini bulamasak da neler bulduk neler.

Dünyanın İran ile uğraştığı bugünlerde, biz hala neden Mısır diye tutturmuş gitmekteyiz ki? Çünkü, İran için söylenecek fazla bir şey yok artık. 50 senedir, İran halkının yarattığı ve elleri ile yaptığı devrimi, başta ABD olmak üzere, Batılı ve Doğulu şımarıklara beğendirememenin sonucunu yaşamaktalar ne de olsa. Buna, Türkiyemizdeki sözde solcu veya dindar denilen kesimlerdeki, hiçbir şeyi beğenmeme kompleksi içinde, havalarda uçan şımarıklar da dahildir.

Mısır, hem Türklerin geçmişi hem bugünü ve hem de geleceği için önemli bir komşudur. Bakmayın, arada bizim İskenderunumuzdan, onların İskenderiye’sine kadar bir Akdeniz olduğuna. Bizim uçağımız Ankara’dan Kahire’ye, tam da Kıbrıs’ın üzerinden geçip, sadece iki saatte varıvermişti. Bunun da yalnızca 30-40 dakikası Akdenizin üzerinde geçmişti. Bir yolu olsa da Mersin’den İskenderiye’ye uçabilseniz, bu İstanbul’a yapacağınız bir buçuk saatlik seyahatin, ancak yarısı kadar bir zaman alacaktır. Yani kısacası, Türkiye ile Mısır coğrafi olarak da kültürel olarak ta o denli yakındır birbirine.

Kahire ile, arkadaşımızın evi olan Şeyh Zayed şehri arası taksi ile bir saat kadar uzakta. Yol üzerinde de Giza şehrinin kenarından geçerken, ikisi çok büyük, biri de küçük üç adet piramiti, 25 günde yaklaşık 50 kere uzaktan seyretme şansımız oldu. Her nedense, Muhammed Ali Paşa’mızın kaledeki sarayı ve camisi kadar etkilenmedik desek yalan........

© Aydınlık