Budapeşte’de son buldu
Yıllar yılı Almanya ve Avusturya gibi Batı Avrupa ülkelerinden giden Türkler, Sırp polislerini mi yoksa devletini mi zengin ederler bilmiyorum. Onların arabalarının gizli bölmelerine özenle yerleştirdikleri paralar birer ikişer ortaya çıkarılır. Kimisi yüz bin, kimisi iki yüz bin avro Sırp polisine kaptırır. Türkiye’den dönerken de gümrük kapılarında altınlar aynı şekilde bırakılır.
Türk ekonomisine katkı sağlayamayan milyonlarca avro para, her yıl karayolu ile Türkiye’ye gidenler tarafından heder edilir. Yasal duruma göre kişi başına on bin avrodan fazla deklare edilmeyen paralar diğer ülke sınırları içine sokulamaz. Olursa da sınırları içinde yakalanan paralara o ülke el koyar. Bizim gurbetçilerin yaptığı yanlış iş de bundan ibarettir. Yakalanan paralardan sonra kendime de hep “Bu kadar para nasıl kazanılır?” diye sormuşumdur.
Bu tür para kaptırma olayı hep bizim gurbetçilerin başına gelecek değil ya. Biraz da başkalarının başına gelmeli. Onlar da paralarının ve altınlarının acısını hissetmeli. Bu yılın mart ayının başlarında Avusturya ile Macaristan arasında benzeri bir olay yaşandı.
Avusturya’dan Ukrayna’ya gönderildiği belirtilen büyük miktarda nakit para ve altın, Macaristan topraklarında durdurularak yetkililer tarafından geçici olarak el konulduğu duyuldu. Bu olay yalnızca bir mali soruşturma olarak kalmadı; aynı zamanda Macaristan ile Ukrayna arasındaki siyasi gerilimi de yeniden tetikledi ve gündeme getirdi. Seçime gidecek olan Macaristan’da Avrupa Birliği tarafından da Viktor Orban aleyhinde kamuoyu yaratılmasına sebep oldu. Bu para olayıyla doğrudan ilgisi var mıdır bilinmez, ancak “Macaristan’da yüz binlerin katılması beklenen miting........
