menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeşilçam’dan geriye kalanlar

35 0
22.04.2026

60’lı yılların ikinci yarısından sonra gazino patronları sinema alanında baş gösteren ekonomik durgunluktan yararlanma yoluna giderek bu alanın şöhretlerini o günlerin koşullarını aşan astronomik ücretlerle sahneye taşıyarak televizyonsuz bir Türkiye’de kendilerine özgü, ancak ticari açıdan sonuç alıcı bir örnek ortaya koyarlar. O döneme kadar halkın tek ve en ucuz eğlencesi olan sinema, ekonomik açıdan seçkin bir kesimin eğlencesi konumundaki gazino kültürüyle birleştirilerek farklı bir popüler eğlence/dinleti kültürü ortaya çıkar. Sinema izleyicileri ufak bir ücret karşılığında filmleri izlemeye devam ederken, gazino kültürüne aşina olan seçkinler ise her iki kültürün ünlülerini biraz farklı ücretle sahnede, bir arada -bu kez canlı olarak- izleme olanağına kavuştular.

‘TUHAF BİR DALGAYDI’

Gazinocular Kralı olarak isimlendirilen Fahrettin Aslan, sinema ile gazino kültürünün yaklaşımındaki bu yeni durumu, “Sinemadan sahneye gelen hazır şöhretlere seyircinin bakışı bir film seyreder gibiydi.” diyerek özetler. Gazino patronlarının bu formülü, her iki alandaki durgunluğu belirli bir kazanca yönlendirmesinin dışında geleneksel gazino kültürünün görsellikle desteklenerek bir başka boyuta taşınmasına zemin hazırlamıştır.

Popüler sinema oyuncularının perdeden sahneye geçip şarkıcılığa başlamasını “tuhaf bir dalgaydı” diye tanımlayan yapımcı/yönetmen Memduh Ün; “Birçok sinema oyuncusu bu geçişle sinemadan daha çok para kazanmaya başladılar ancak, kimisi başarılı olup uzun bir süre sahnede kalmalarına........

© Aydınlık