Nadir şeyler
Geçtiğimiz hafta eniştem vefat etti, cenaze günü tam da işimde 5 yıldır süregelen çok önemli projenin Kamu heyeti ile şehir dışında yapılacak ön kabul gününe mi denk düşer? Cenazeye gelemedim, ama eminim ki her daim neşeli ve iyimser olan eniştem beni affedecektir.
Teyze ve hala bolluğuna sahip olduğumdan bende enişte sayısı çift rakamlıdır. Çocukluğumda ve gençliğimde ne kadar büyük bir lüks olduğunu o yıllarda hiç fark etmediğim bir şeye sahiptik; eniştelerim sayesinde akraba evleri biz çocuklar için bir akşam çat kapı gidilebilecek, evlerinde ne yemek varsa onlarla birlikte yenilecek, gerekirse bir yatağa çarşaf serilip gece yatıya da kalınıverilecek teklifsiz yerlerdi. Onca kalabalık sülalemde eniştelerimin evlerine girip çıkan çoluk çocuk sürüsünden rahatsız oldukları, yüzlerimize bizi tedirgin edecek bir bakış attıkları tek bir an görmedim. Meğer bir çocuk için teyzenin halanın evinde sanki o evin doğal bir uzantısıymış gibi kabul görmek hayatın en büyük koruma kalkanlarından biriymiş.
Eniştemin gidemediğim cenazesi çok kalabalık olmuş, akın akın gelmiş insanlar. Çünkü çok güzel insandı, çok sevilirdi, çok sayılırdı, eniştem ve teyzem gerçek iyi kişilikler ve gerçek yardımseverlerdir. Gidebilseydim cenazesine; ondan bana hakkını helal etmesini isteyecektim, çocukluğumda anayasal bir hak gibi........
