Riyad ziyareti: Ekonominin ötesinde güvenlik arayışı
Oysa bu temasların asıl ağırlık merkezi, giderek sertleşen bölgesel jeopolitiğin dayattığı güvenlik ve dış politika arayışlarında yatıyor. Orta Doğu’da taşlar yeniden dizilirken, Ankara ile Riyad arasındaki temaslar artık taktik değil, stratejik bir zeminde okunmalı.
Soğuk Savaş sonrası dönemde Suudi Arabistan, güvenliğini büyük ölçüde ABD şemsiyesi altında tanımladı. Ancak son yıllarda bu güvenlik mimarisinin ciddi biçimde aşındığı görülüyor. Gazze’de süren savaş, Washington’un İsrail’e koşulsuz desteği ve Filistin meselesinde iki devletli çözümü fiilen devre dışı bırakan tutumu, Riyad açısından alarm zillerini çaldı. ABD ile ilişkiler kopma noktasında değil; fakat koşulsuz güven dönemi geride kalmış durumda.
Bu yeni tabloda Suudi Arabistan, bölgesel dengeyi yalnızca küresel aktörler üzerinden değil, güçlü bölge ülkeleriyle kuracağı iş birlikleriyle sağlamayı hedefliyor. Türkiye tam da bu noktada öne........
