menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD'nin TikTok modeli ve dijital egemenlik tartışması: Sosyal medya çağında asimetrik güç mücadelesi

7 0
04.02.2026

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, ABD’nin TikTok’a yönelik politikalarını ve devletlerin dijital egemenlik mücadelesinde nasıl bir strateji izlemeleri gerektiğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

ABD ile Çin arasındaki rekabet, uzun süredir klasik jeopolitik alanların ötesine geçmiş durumda. Yarı iletkenler, yapay zeka ve ileri teknolojiler bu mücadelenin teknik-üretim boyutunu oluştururken; dijital platformlar, özellikle de sosyal medya uygulamaları, rekabetin toplumsal ve psikopolitik cephesi haline geldi. TikTok’un ABD’de de adeta şeytanlaştırılması ve ulusal güvenlik gerekçesiyle zorunlu yeniden yapılandırmaya tabi tutulması, bu yönüyle yalnızca bir teknoloji politikası değil; dijital çağın güç mücadelesinde yeni bir eşik olarak okunmalıdır. Bir başka deyişle, hegemonya artık konvansiyonel güçlerle değil dijital dünyada kendine bir zemin oluşturmaktadır.

TikTok meselesi, devletlerin dijital platformları artık yalnızca eğlence üretimli ekonomik aktörler olarak değil; veri akışı, algoritmik yönlendirme, algı yönetimi, toplumsal etki ve kamuoyu inşası açısından stratejik altyapılar olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu durum, modern sosyolojideki "Gözetim Kapitalizmi" kavramının devletler düzeyinde bir güvenlik doktrinine dönüşmesidir. Dijital Panoptikon en az nükleer bir silah kadar artık devletler için önem arz etmektedir.

ABD’nin yaklaşımı, Çin merkezli bir platformun Amerikan toplumunda bu denli yaygınlaşmasını, liberal piyasa çerçevesinde tolere edilebilir bir durum olmaktan çıkarmış; meseleyi doğrudan ulusal güvenlik başlığı altına taşımıştır. Nitekim 2019'da ABD donanması, TikTok’un ulusal güvenliğe tehdit oluşturabileceği gerekçesiyle, hükümet tarafından tahsis edilen cep telefonlarında kullanılmasını yasaklamıştır.

Bu durum, “teknoloji soğuk savaşı”nın sosyal medya alanında asimetrik bir boyut kazandığını göstermektedir.

ABD’de gündeme gelen TikTok modeli; platformun mülkiyet yapısının ayrıştırılması, veri merkezlerinin yerelleştirilmesi ve algoritmik karar süreçlerinin ulusal denetime açılması gibi unsurları içermektedir. Bu yaklaşım, aslında küresel ve tek parçalı internet vizyonunun sonuna gelindiğine dair en güçlü işarettir. "Dijital milliyetçilik bağlamında verinin korunması" olarak adlandırılan bu süreçte; verinin fiziksel olarak nerede saklandığı ve hangi mühendislik ekibinin algoritmayı güncellediği artık bir "ulusal beka" meselesidir. Bu yönüyle TikTok’a yönelik yaklaşım, Batı’nın dijital egemenlik anlayışının güvenlik merkezli bir versiyonu olarak değerlendirilebilir.

Elbette ABD’yi bu denli sert ve savunmacı bir tutuma yönelten temel unsur, TikTok’un ülkedeki kullanımının hem yaygınlık hem de kullanım süresi bakımından olağanüstü boyutlara ulaşmış olmasıdır. Nitekim Pew Research Center tarafından 2024'te yayımlanan araştırmaya göre, ABD’li yetişkinlerin yaklaşık üçte biri TikTok........

© Anadolu Ajansı Analiz