Pandora'nın kutusundan neler çıktı?
AÇIKÇA HİÇBİR ZAMAN İFADE EDİLMESE DE KULAKLARA FISILDANAN ŞU: ANAYASA A'DAN Z'YE DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR! HEDEFTE ÖZELLİKLE 66. MADDE VAR:
CİHAT YAYCI'NIN AÇIKLAMASI:
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı: "Dünyadaki hiçbir devlet, uluslararası arenada, hapse attığı terör örgütü liderini, 25 yıl sonra, hapisteyken, siyasi muhatap kabul ederek kendi pozisyonunu zayıflatmamıştır. Dünyada bunun bir örneği daha asla yoktur!"
YUSUF KAPLAN'IN AÇIKLAMASI:
Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan: Laikler beyinsizdir.
Yusuf Kaplan: "Laikler beyinsiz, beyin özürlü. Beyin özürlü olmasa laik olmazlar zaten."
HALİL KONAKÇI'NIN AÇIKLAMASI:
Halil Konakçı Din adamı, imam-hatip, vaizdir. 1980 yılında İzmir'in Eşrefpaşa semtinde doğdu. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam-hatip olarak görevini yürütmektedir.
Halil Konakçı: “Zinhar laik değilim. Sapına kadar şeriatçıyım. Yalvarıyorum size; laikliğin dinsizlik olduğunu bilin. Laiklik İslam’ı reddetmektir,” dedi...
SÜLEYMAN DEMİREL'İN AÇIKLAMALARI:
"Bu memleketin ekmeğini yiyeceksiniz, kendinizi mensup olduğunuz milletle değil, mensup olduğunuz coğrafya ile tayin edeceksiniz. O coğrafya da sizin değildir. 'Türkiyeliyim' diyenin Türkiye’de hakkı yoktur. 'Türküm' diyenin Türkiye’de hakkı vardır."
1977
"Bu insanların (Kürtler) o bölgede hiçbir zaman bir devletleri, hiçbir zaman toprakları olmamıştır… Hiç kimse, bu insanların geçmişte bir devletlerinin olduğu, Türklerin bu insanların devletlerini ellerinden alarak gasp ettiği gibi bir düşünceye kapılmamalıdır."
1994
"Eğer Avrupa’ya bir Kürt devleti lazımsa, onlar kendi topraklarından versinler… Hangi ülkeler istiyor ise birer parça versin; bunlar da hiç olmazsa orada bir devlet sahibi olurlar, hem de Avrupa devleti olurlar. Buralarda devlet olup ne yapacaklar?"
1998
Gazeteci Doğan Satmış HaberTürk Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı görevinden ayrıldıktan sonraki işsizlik döneminde, gazetecilik anılarını ve iş arayanlara, işsiz kalanlara yollar gösteren, öneriler içeren notlarını derlediği, harmanladığı “Bir İşsizin Günlüğü” adındaki kitabını yazdı ve yayınladı…Hürriyet Gazetesi’nde 17 yıl yazı işleri müdürü ve 5 yıl okur temsilcisi olarak görev alan Doğan Satmış, Sabah, Bugün, HaberTürk gazetelerinin kuruluş aşamasında görev almıştı… “Bir İşsizin Günlüğünden bir bölüm:
“Süleyman Demirel ile bir araya geldiğimizde “Eğer Kuzey Irak’ta bir Kürdistan kurulursa, Türkiye’de 28 vilayeti tutamazsınız” demişti…Yıllar sonra 6-7 Ekim 2014 Kobani eylemlerinin Türkiye’nin sadece 28 vilayetinde yapıldığı haberlere yansıyınca Süleyman Demirel’in tespitinin önemini anladım…”
ABDULLAH ÖCALAN'IN TALEPLERİ:
Anayasa'nın 66. maddesi (Türk vatandaşlığı): "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz."
Anayasa'mızın 66'ncı maddesinde Türk'ün tarifi yapılmıştır: "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." Anayasa Mahkememizin verdiği kararlarda da Türklük, vatandaşlık bağı ile tanımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya uygun olarak Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk olacağını ve "Türk milleti" kavramının Türklüğü de içine alan tarihsel ve sosyal gelişmenin oluşturduğu birlikte yaşama olgusunu ifade eden bir kavram olduğunu belirtmiştir. Yargıtayımızın kararlarında da 301'inci maddede geçen "Türklük" kavramının devletin insan unsuruyla ilgili olduğu, Türklükten maksadın Türk milletini oluşturan insani, dinî, tarihî değerler ile millî dil, millî duygular ve millî geleneklerden oluşan millî, manevi değerler bütünü olduğu açıklanmaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinin birinci fıkrasında "Türklüğü" ibaresinin "Türk milleti" olarak değiştirilmesi teklifiyle, zaten uygulamada ve yüksek yargı kararlarında açıklık getirilmiş olan bir ifadenin kanunun lafzına alınarak Anayasa'mıza uygun ve uygulamada ortaya çıkan tereddütleri ortadan kaldıracak olan yerinde bir değişiklik yapılmaktadır.
Cezaevindeki 4 bin 200 PKK-KCK’lı'nın cezalarının hafifletilmesi ya da af gibi düzenlemeler ufukta göründü...
Öte yandan, SÖZCÜ Gazetesi'nde Saygı Öztürk 13 Aralık 2025'te Abdullah Öcalan’ın taleplerini yazdı: Saygı Öztürk: “Abdullah Öcalan, petrol ve elektrik gelirinden pay istiyor.”
• Etnik bölgelerde ana dilde eğitim, ilerleyen süreçte de Kürtçenin resmi dil olmasını istiyor.
• SDG’nin silah bırakmasına karşı çıkıyor. Asker olmasalar bile polis olmalarını öneriyor.
• YPG, SDP, PJAK gibi örgütlerin feshedilmesi gibi bir durum olmadığını ifade ediyor.
• Türkler ve Kürtlerin, iki halk olarak Anayasa’da yer almasını istiyor.• Anayasa’nın 66. maddesinin değiştirilmesini istiyor.
• PKK’lı teröristlere af çıkarılması, iş verilmesi, rehabilitasyona tabi tutulmaları ve siyasette önlerinin açılması da Öcalan’ın talepleri arasında.
Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın talepleri:
— Petrol ve elektrik gelirlerinden pay.
— Etnik bölgelerde ana dilde eğitim, ilerleyen süreçte de Kürtçenin resmi dil olması.
— SDG’nin silah bırakmasına karşı çıkıyor. Asker olmasalar bile polis olmaları.
— YPG, SDP, PJAK gibi örgütlerin feshedilmemesi.
— Türkler ve Kürtlerin, iki halk olarak Anayasa’da yer alması.
— Anayasa’nın 66. maddesinin değiştirilmesi.
— PKK’lı teröristlere af çıkarılması, iş verilmesi, rehabilitasyona tabi tutulmaları ve siyasette önlerinin açılması.
DEVLET BAHÇELİ VE PERVİN BULDAN'IN AÇIKLAMASI:
12 Aralık 2025
İmralı heyetinden MHP ziyareti: Bahçeli 'Buldan'ın her cümlesine imzamı atarım' dedi...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile beraberindeki DEM Parti heyetini kabul etti. Basına kapalı görüşme sonrası Bahçeli, "Pervin Hanım her konuyu açıklıkla ifade ettiler. Her cümlesine imzamı atıyorum" dedi.
DEM Partili Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol'un yer aldığı DEM Parti İmralı heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü.
Heyet, saat 14.05'te ziyaret için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin TBMM'deki makamına gitti. Bahçeli ve MHP'li kurmaylar, DEM Partili yetkilileri kapıda karşıladı. Görüşmede, TBMM Başkanvekili Celal Adan da yer aldı.
Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 30 dakika sürdü.
'İkinci aşamada da yasal, hukuki bir zemine ihtiyaç var'
2 Aralık'ta İmralı'da yaptıkları görüşme ve daha sonrasında yapılan tartışmalara dair Bahçeli ve heyetini bilgilendirdiklerini belirten Buldan, sürecin geldiği aşamaları da konuştuklarını söyledi.
"Bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da görüş alışverişinde bulunduk" diyen Buldan, görüşmenin çok önemli, çok kıymetli ve çok değerli olduğunu vurguladı.
Buldan, şu ifadeleri kullandı:
"Sürecin geldiği aşama itibariyle yeni bir zemin üzerinde ya da yeni bir aşama üzerinde ilerlemek gerektiğini düşünüyoruz. İkinci aşamaya geçtiğimizi söylemek gerekiyor. İkinci aşamada da yasal, hukuki bir zemine ihtiyaç var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yasal düzenleme elbette ki bir barış yasası olmalıdır. Bunu özellikle ifade etmek istiyoruz. Şimdi bundan sonra hem komisyonun hem siyasi partilerin yapacağı çalışmalar bu düzeyde önemli olacaktır. O yüzden biz de kendi görüşlerimizi Sayın Bahçeli'ye aktardık. Yasaya dair beklentilerimizi ve kendilerinin katkılarını istedik. Zaten Sayın Bahçeli'nin sürecin başından beri çok kıymetli katkıları oldu, bundan sonra da olacağına yürekten inanıyoruz. Bu noktada kendisine ve heyetine bir kez daha teşekkür ediyoruz."
MHP Genel Başkanı Bahçeli de, "Pervin Hanım her konuyu açıklıkla ifade ettiler. Her cümlesine imzamı atıyorum" dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN 25 AĞUSTOS 2025 NUTKU:
"Tarih; Türk, Kürt ve Arap bir ve beraber olduğumuzda, birbirimizi Allah için sevdiğimizde, ortak hedeflere doğru hep birlikte yürüdüğümüzde içeride ve dışarıda hangi başarılara imza attığımızın sayısız örnekleriyle doludur. Şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin, atamız Sultan Alparslan’ın, Yavuz Sultan Selim’in ordusundaki ruh işte bu ruhtur. Malazgirt’teki düğüm bu ruhla çözülmüştür…Kudüs’ün kapıları bu ruhla açılmıştır…İstanbul bu ruhla fethedilmiştir…Çanakkale’yi geçilmez yapan aynı şekilde bu ruhtur…Yedi düvele diz çöktürdüğümüz Millî Mücadele, tüm imkânsızlıklara rağmen yine bu ruhla zafere ulaştırılmıştır. O yüzden saflarımızı sıklaştıracağız, kardeşliğimizi perçinleyeceğiz, kavlimizi tazeleyeceğiz, birlik ve beraberliğimizi hedef alan tüm saldırıları omuz omuza vererek beraberce püskürteceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi Allah’ın izni, milletimizin de desteğiyle gelecek nesillere bizler hediye edeceğiz. İçinde bulunduğumuz asır inşallah Türkiye Yüzyılı olarak tarihteki yerini alacaktır."
ANAYASAYI DEĞİŞTİRMEK İSTEYENLERİN ÇOK ÇEŞİTLİ TALEPLERİ
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ittifak ve işbirliği yaptığı Gelecek Partili Ali Babacan 2023 Genel Seçimlerinde, defalarca "Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerini değiştireceğiz" dedi...
İşte o iki madde:
MADDE 42- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Son cümle mülga: 3.10.2001- 4709/23 md.) Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
ALİ BABACAN'IN 66. MADDE AÇIKLAMASI:
Ali Babacan’dan 66. Madde açıklaması: ‘Vatandaşlık tanımına 85 milyon vatandaşımızın hepsini koyduk’
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan gazeteci Fatih Altaylı'ya şöyle demişti:
’66. Madde, 85 milyonu kucaklayan madde haline gelsin’“66. maddeyi değiştirelim, diyoruz. ‘Şunu çıkartmışsınız, bunu çıkartmışsınız’ diyorlar. Kimseyi çıkartmıyoruz. Vatandaşlık tanımının içerisine 85 milyon vatandaşımızın hepsini koyduk. Şu anda o maddeyi vatandaşlarımızın en az yüzde 25’i, yüzde 30’u ‘Ben gerçekten vatandaş mıyım?’ diye okuyor. Öyle bir değişiklik yapalım ki 85 milyonun hepsini kucaklayan madde haline gelsin. Bunda bir şey yok.
”‘Ortak noktamız demokrat bakış’“
Bizim ortak noktamız demokrat bir bakış. Eşit vatandaşlığa inanan bir üye yapımız var. Biz insanların etnik kimliğine, dinine, mezhebine, inanıp inanmamasına, yaşam tarzına bakmıyoruz. 85 milyonun hepsi vatandaşımızdır. Herkes için özgürlük, herkes için adalet, herkes için refah, herkes için zenginlik.”
BİNALİ YILDIRIM'IN AÇIKLAMASI :
AKP'li eski Başbakan Binali Yıldırım yeni anayasada Türk kimliğinin olmamasını ve ademimerkeziyetçiliği, diğer adıyla özerkliği savundu.
Binali Yıldırım, Anayasadaki Türk tanımına ve üniter yapıya karşı çıktı.Yıldırım, yeni anayasada vatandaşlık tanımının değiştirilmesi gerektiğini şu sözlerle savundu:
“Bu milletin unsurları var. Bin yıldır biz topraklardayız. Kürtler var, Türkler var, efendim diğer Süryanisi var, Abazası var, Çerkezi var. Var oğlu var. Vatandaş tanımında Yeni anayasada elbette ki gözden geçirilebilir Bir etnik kimliği Tanımlamak Öne çıkarmak değil de Vatandaşlığı Etnik kimliğinin Kim olduğuna bakmaksızın vatandaşlığı Önceleyen Bir güncelleme yapılabilir Bu bazı etnik grupların kendilerini ihmal edilmiş düşüncesinden kurtarabilir.
”ÜNİTER YAPIYA KARŞI YERELE YETKİ DEVRİ
Yıldırım, tartışma yaratacak başka ifadeler de kullandı, ademi merkeziyetçiliği diğer adıyla özerkliği şu sözlerle sahiplendi: “Tabii yeni yapılacak anayasada belki de yapılması gereken önemli konulardan bir tanesi de şu olmalıdır. Yerel yönetimlere Adem'i merkeziyetçilik yani Her şeyi Ankara'dan kontrol etmek yerine bütün detayları kontrol etmek yerine yetki devrinin yapılması."
Binali Yıldırım ayrıca, yeni anayasada Tayyip Erdoğan'a yeniden Cumhurbaşkanlığı yolunun da açılması gerektiğini söyledi.
ADEMİMERKEZİYETÇİLİK NEDİR?
Devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan siyasi görüş. Özellikle planlama ve karar alma ile ilgili faaliyetlerin bir merkezden dağıtıldığı veya devredildiği süreçtir. Türkiye’de bu modelin baş savunucusu PKK terör örgütü ve DEM Parti’dir.
NUMAN KURTULMUŞ'UN AÇIKLAMASI:
AK Partili Numan Kurtulmuş: "Anayasada yer alan 'Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür' tabiri değiştirilmelidir. Devletin ülkesi olmaz, devletin milleti olmaz."Meclis başkanı Numan Kurtulmuş'un Gazi Üniversitesi'nde 10 Ekim'de yaptığı konuşmada kullandığı "Devletin milleti olmaz, devletin aslı millettir. Devlet bir mekanizmadır" açıklaması farklı kesimlerden tepki toplamıştı.
10 Ekim'de Ankara'daki Gazi Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı açılışı törenine katılan Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada akademisyenlerden "yeni anayasa için güçlü destek" istedi.
Anayasada sadece metnin değiştirilmesinin "yeterli olmayacağını" belirten Kurtulmuş, 1961 ve 1982 Anayasalarında var olan birçok maddenin değişmesine rağmen hala "darbeci", "seçkinci" ruhun Anayasa maddeleri arasında "gizli olduğunu" savundu.
Kurtulmuş, Anayasa'nın 3. maddesindeki, "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü" tabirinin de değişmesi gerektiğini söyleyerek, "Devletin ülkesi olmaz. Devletin milleti olmaz. Bu metin, 'Milletin devleti ve ülkelisiyle bölünmez bütünlüğü' şeklinde ifade edilmelidir. Bu seçkinci, devletçi anlayışın da yeni anayasada milletin gücü üzerine yükselen bir devlet anlayışıyla yeniden ele alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AÇIKLAMASI:
Muhalefetin sert tepki gösterdiği bu açıklamanın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan "Anayasanın ilk 4 maddesiyle ilgili bizim açımızdan herhangi bir tartışma yoktur. Özellikle Cumhur İttifakı'nın böyle bir sıkıntısı, böyle bir derdi de yoktur" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle partimizin sorunu yok' (14 Ekim 2024)
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni anayasa konusuna değinerek, "Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle ilgili partimizin ve Cumhur ittifakının herhangi bir sorununun olmadığını ilk 4 madde üzerinden yapılan tartışmaların sürece katkısı olmadığını" söyledi.Mevcut anayasanın "Türkiye’ye dar geldiğini, ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu belirten Erdoğan, "Tüm siyasi partilerin yeni anayasa çağrımıza yapıcı cevap vermelerini samimiyetle temenni ediyoruz" dedi.
İSTANBUL BAROSU'NUN AÇIKLAMASI :
İstanbul Barosu: "Anayasa'nın ilk üç maddesi Cumhuriyet'in temelidir, harcıdır "Baro, 12 Ekim'de sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "'Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür' hükmünü içeren Anayasamızın 3. maddesi, yine Anayasamızın 4. maddesi ile değiştirilemezlik güvencesi altına alınmıştır."Anayasanın değiştirilemez maddeleriyle belirlenmiş bu anayasal kimlik TBMM dahil hiçbir devlet organı tarafından geçerli anayasa normları kötüye kullanılarak değiştirilemez" diyerek Kurtulmuş'un sözlerini eleştirdi.
ÖZGÜR ÖZEL'İN AÇIKLAMASI:
CHP Genel Başkanı Özgür Özel "İlk dört maddeye el uzatanın elini kıracağız" açıklamasında bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de 13 Ekim'de Muğla'da yaptığı açıklamada, "Tayyip Bey HÜDAPAR’a bir şey diyemiyor. Bahçeli HÜDAPAR’a bir şey diyemiyor. Numan Bey aklı sıra HÜDAPAR’ın tartışma alanını genişletecek… İlk 4 maddeye el uzatanın elini kıracağız" diyerek maddelerin dokunulmazlığını savundu.
Özgür Özel: Suriye’de gerçeklik yok sayılarak entegrasyon olmaz...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Suriye’de SDG üzerinden yürütülen entegrasyon tartışmalarına ilişkin, “Ortada ordudan daha büyük silahlı güçler varken ‘tek tek katılsınlar’ demek ciddiyetsizliktir” dedi. Özel, çözümün dayatma değil, Suriye’nin tüm toplumsal kesimlerini kapsayan demokratik bir anayasa olduğunu vurguladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Suriye’de devam eden entegrasyon ve güvenlik tartışmalarına ilişkin İLKE TV canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu. SDG’ye yönelik “silah bıraksın, dağılsın, bireysel entegrasyon sağlansın” çağrılarını eleştiren Özel, sahadaki güç dengelerinin bu söylemlerle örtüşmediğini söyledi.
Özel, Suriye’de “içine katılsın” denilen ordudan çok daha büyük silahlı güçlerin varlığına dikkat çekerek, “Fiiliyatta kim kime katılıyor, nasıl katılıyor? Bu soru zaten ortada duruyor” dedi. “Ayrılsınlar, tek tek gidip buraya katılsınlar” şeklindeki ifadelerin gerçeklikten kopuk olduğunu vurgulayan Özel, “Açık konuşmak lazım, çocuk mu kandırıyoruz? Kim kiminle neyi, nasıl konuşuyor?” ifadelerini kullandı.
SDG’ye yönelik sert söylemlerle entegrasyon çağrılarının bir arada kullanılmasını da tutarsız bulan Özel, “İsterseniz ‘SDG dağıtılsın, bayrak indirsin, kabul etmiyoruz; olmazsa operasyon’ dersiniz. Bu bir tercihtir, açıkça söylenir. Ama bir yandan bunu deyip, diğer yandan sahadaki gerçekliği yok sayarak konuşmak tutarlı değildir” diye konuştu.
Suriye’de yeni bir durumun ortaya çıktığını belirten Özel, eski güvenlik ezberleriyle sürecin yönetilemeyeceğini söyledi. “Bugün Suriye’de Kürtler var, Araplar var, Dürziler var, Aleviler var, Sünni Araplar var, Alevi Araplar var. Bu çeşitliliği yok sayarak ‘sen terör örgütüsün, öbürü cihatçı’ diyerek bu tabloyu açıklayamazsınız”........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar