menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3 Mayıs… Mağduriyetten Doğan Dayanışma ve Kimlik İnşası

336 0
05.05.2026

3 Mayıs… Mağduriyetten Doğan Dayanışma ve Kimlik İnşası

3 Mayıs 1944… Türk milliyetçiliği fikriyatının Türk siyasi hayatında yer almasının başlangıcı açısından bir dönüm noktasıdır.  Zira bugün; bir mahkeme süreciyle başlayan, ardından toplumsal gösterilere dönüşen, daha sonra da siyasi yargılamalara evrilen çok boyutlu bir tarihsel olaydır. Aynı zamanda milliyetçilik, devlet-toplum ilişkisi ve fikir özgürlüğü ekseninde şekillenen çok boyutlu bir tartışma alanı haline gelmiştir.

3 Mayıs 1944’te neler olmuştur? 1944 yılında Türkiye’de, dönemin siyasi atmosferi içinde milliyetçi düşünceler etrafında şekillenen bir grup aydın ve yazar, “Irkçılık-Turancılık Davası” adı altında yargılanmıştır. O nedenle 3 Mayıs fikir, kimlik ve ideoloji tartışmalarının sembolik bir ifadesidir.

Türkçülük fikriyatı o yıllarda hem baskı görmüş hem de geniş halk kitlelerinin ilgisini çekmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran iradenin, ana unsuru olan Türklerdir. Bu yargılama; özellikle milliyetçi düşünceye sahip bireylerin ortak bir kimlik ve aidiyet duygusunu etrafında bütünleşmesini sağlamıştır.

Bir insanın tarihsel köklerini hatırlaması ve kültürel değerlerine sahip çıkması neden “ırkçılık” olsun?

3 Mayıs 1944’te yapılan baskılar, fikir ve ifade özgürlüğü tartışmalarını beraberinde getirmiş, farklı siyasi görüşler arasında bile yapılan bu baskı ve kısıtlamalar kabul görmemiştir.

Milliyetçilik kavramı; Türk dili, tarihi ve kültürü üzerine olumlu katkılar sağlamasına rağmen, “farklı ideolojik yaklaşımlar arasında ayrışmaya neden olabilir” düşüncesi ile yasaklanmış…Birleştirici unsuru ise ne yazık ki, dikkate alınmamıştır. Halbuki, kültürel anlamda milliyetçilik, kültürel sürekliliğin devamını sağlar.

Türkçülük, fikriyatının toplumsal etkileri açısından tabi ki tek........

© Akdeniz Gerçek