Seyfettin BUDAK Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine
Dört duvarın yıkıldı, eşyaların gitti, belki yüzler bile hafızandan silinmeye başladı.
Ama hâlâ “Ben buradayım” diyebiliyorsan, söyle bakalım! Bu “ben” dediğin şey, gidenlerin bir toplamı mıydı, yoksa gidenlerin ardından geriye kalan o sessiz gözlemci mi?
İnsan, evrende başına gelenleri değil, o olaylara dair zihninde kurduğu anlatıyı yaşayan tek canlıdır.
Peki sen, şu an kendi hayatının hangi anlatısını yaşıyorsun? Kahramanı mısın, kurbanı mı, yoksa yalnızca yorgun bir seyirci mi? John Milton yüzyıllar önce şöyle seslenir:
“Zihin, kendi kendinin mekânıdır; kendi içinde cehennemi cennete, cenneti cehenneme çevirebilir.”
Senin zihnin şu an nasıl bir mekân? İçerisi soğuk mu, karanlık mı, yoksa bir yerlerden bir ışık sızıyor mu? Ve eğer ışık yoksa onu yakma gücü sende mi, dışarıda mı?
Bilim son yıllarda şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koydu. Beyin, sanıldığı gibi erişkinlikte donup kalan bir organ değil. Tam tersine, en ağır travmaların en büyük kayıpların altında bile kendini yeniden yapılandırabilir.
Peki sen beynine ne kadar güveniyorsun? Onu ne sıklıkla zorluyorsun?
Sen “Aklımı kaybetmeyeceğim” dediğinde, aslında beyninin içinde nöronlar arasında yepyeni yollar açıyorsun.
Bu yolları ne zaman en son bilinçli olarak açtın? Yoksa hep aynı ezber yollarda mı yürüdün?
Prefrontal korteks (mantık, planlama ve öz-farkındalık merkezin) duyguların fırtına gibi estiği anda devreye girer. Amigdalan “Her şey bitti!” diye bağırırken, prefrontal korteksin “Dur, ben hâlâ buradayım” der.
Şu an hangisi daha gürültülü? İçindeki yangını körükleyen ses mi, yoksa yangına rağmen “Nefes al, bak, düşün” diyen fısıltı mı?
Senin bir kitap okumaya, bir felsefe cümlesini sorgulamaya, yazmaya devam etmen, beynine “Ben yıkılmadım” mesajını gönderir.
Peki en son ne zaman bir cümle seni durdurup “Aa, bunu hiç böyle düşünmemiştim” dedirtti? İşte o an, beynin yeni bir bağ kurdu. O bağ, kayıplarına ağladığın kadar değerli.
Kuantum fiziği der ki: Gözlemci yoksa gerçeklik de yoktur. Bir nesne, sen ona bakana kadar belirsiz bir ihtimaller........
