menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Osmanlı Devleti’nden Günümüze İran Politikası

17 0
02.04.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Osmanlı Devleti’nden Günümüze İran Politikası

Osmanlı Devleti kurulduğu merkez dikkate alınmak suretiyle doğu siyaseti kapsamında risk algılamasına ve savaşa yol açabilecek gelişmelere bakılacak olursa iki başlıkta meseleyi toparlamak mümkündür. Bunlardan ilki doğuda sınır komşusu olan devletlerin yayılmacı politika izlemesidir. Bu durum Osmanlı Devleti’ni mecburi bir mücadele eksenine yöneltmiştir. Mecburi olarak değerlendirmemizin dört sebebi veya göstergesi bulunmaktadır. İlki padişahların şeyhülislamdan fetva almak suretiyle savaşa karar vermiş olmasıdır. Zira İslam dairesinde olduğu bilinen bir devlet ile savaşın dinen uygunluğu konusu ele alınmış olduğu anlaşılır. Diğeri mücadele edilen devletin Türk veya İslam dairesinde olsa dahi düşmanca tavır takınmasıdır. Üçüncüsü, Osmanlı Devleti’nin fethettiği yerler ve kendisine bağlanan beylikler ile topraklarının büyümesi ve diğer devletlerin de bu bağlamda topraklarının genişlemesi ardından ister istemez bir sınır komşuluğunun doğmuş olmasıdır. Son olarak gerek Osmanlı Devleti’nin gerekse mücadele ettiği devletlerin çevresindeki beylik veya devletlerin tutumlarının da savaşın körüklenmesine sebep teşkil ettiğini belirtmek gerekir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin XV. asırda iki önemli devlet ile mücadelesi olmuştur. Bunlardan biri Timur Devleti diğeri Akkoyunlulardır. Kadı Burhaneddin Devleti topraklarının idaresi Yıldırım Bayezıd döneminde Osmanlı Devleti’ne geçmesinin akabinde Timur Devleti’nin de Erzincan ve Sivas’a doğru izlediği yayılmacı politika Osmanlı Devleti ile Akkoyunluları karşı karşıya getirmiştir. Akkoyunlular ise, Trabzon Rum Devleti ile yakınlık kesp etmesi dışında Karamanoğulları ve Memlüklerle işbirliği yaparak Osmanlı Devleti ile sınırdaş olması neticesinde mücadele kaçınılmaz olmuştur.

Timur ve Akkoyunlu Devletlerinin yıkılma sürecine girmeleri akabinde XVI. Asrın başlarında Safevi Devleti’nin kurulma süreci bölgede yeni bir istikrarsızlığın kapısını aralamıştır. Burada süreci savaşa yönelten ve risk oluşturan ikinci bir mesele ön plana çıkmıştır. Safevi Devleti’nin kurulma süreci ve sonrasında Anadolu içlerinde şiiliği yayma politikası kapsamında hareket etmiş olmasıdır. Bu durum Celali İsyanlarında da kendini göstermiştir. Celali isyanları ve Safevi Devleti’nin bu politikaları, Osmanlı Devleti’ni içerde ve dışarıda oldukça zorlamıştır. Dışarıda Avusturya ve İran Seferleri esnasında Osmanlı Devleti askeri ve siyasi gücünü toparlama konusunda sıkıntı yaşamıştır. İçeride ise siyasi otorite bu isyanlardan olumsuz etkilenirken, iktisadi ve sosyal sorunlar beraberinde gelmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Irakeyn Seferinde Safevi Devleti’nin tutumu önemli bir sebep teşkil etmiştir.

1578-1590 yılları arasında gerçekleşen İran Seferi’ne çıkılması mevzusu ilk anda ele alınan ve tartışılan bir meseledir. Erzurum Beylerbeyi Hüsrev Paşa’nın İran’daki durumdan haberdar etmek suretiyle konu divana gelmiştir. Bu toplantıda dönemin sadrazamı Sokullu Mehmed Paşa’nın sefere itirazı olmuştur. Sokullu Mehmed Paşa malum Osmanlı sadrazamları içinde önemli bir yere sahiptir. İtirazının sebebi, İran’a üstünlük sağlansa dahi dar ve yüksek geçitlerin olduğu bu coğrafyanın elde tutulmasının zor olmasıdır. Ancak yine de sefer gerçekleşmiştir. Osmanlı Devleti 1590 yılına gelindiğinde Hazar Denizine kadar olan toprakları Ferhad Paşa anlaşması ile kazanmıştır. Ancak bilhassa 1612 Nasuh Paşa, 1639 Kasr-ı Şirin Anlaşmaları dikkate alındığında, sonuç Sokullu Mehmed Paşa’yı haklı çıkarmıştır denilebilir.

Aslında Osmanlı Devleti doğu siyasetinde daha etkili olması beklenen politika da üretmiştir. Şöyle ki Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın torunlarından Ahmed Mirza’yı daha Safevi Devleti kurulmadan önce destekleyen Osmanlı Devleti bölgede idari ve siyasi yönden güçlü olmayı hedeflemiştir.  Daha da önemlisi bu coğrafyadan gelebilecek tehlikeleri de önlemiş olacaktır. Ancak sahada bu gerçekleşememiştir. Zira aynı zamanda Sultan II. Bayezıd’ın damadı olan Ahmet Mirza kardeşlerine üstünlük sağlamış olsa da bu sırada, Tebriz’de Şah İsmail hükümet kurmuştu. Şayet Ahmet Mirza burada kurulan devletin başında olsa idi, Osmanlı Devleti’nin doğu sınırları uzun yıllar güven ve huzur içerisinde olabilirdi.

Sonuç olarak, Osmanlı Devleti de doğu sınırlarında günümüzdeki gibi dengeli bir dış politika takip etmiştir. Saldırgan tutumlar veya iç karışıklıklar çıkarmaya yönelik teşebbüsler, savaşa yol açan gelişmeler karşı taraftan kaynaklı bir vaziyet arz etmiştir. Türkiye’nin izleyeceği politikalar açısından distopik bir dilemma olarak günümüzdeki Amerika-İsrail-İran arasındaki mücadelede elbette ki her şeye rağmen komşunun toprak bütünlüğü önem taşımaktadır. Aynı zamanda İsrail ve ABD’nin bir şekilde zarar görmesi dünya devletleri ve toplumları bakımından daha huzurlu bir gelecek sunacaktır. Böyle olmasa dahi ABD ve İsrail’e demokrasi ne zaman gelir ve kim getirirse bu da yine tercih edilebilecek bir neticedir. Bunun sağlanmasında, İran’ın yönetiminde Türkiye’nin insiyatifi ile yürüyecek bir idari mekanizma düşünülebilir. Bu durum Osmanlı Devleti’nin de planladığı bir bakış açısı olarak durmaktadır. Yani İsrail ve Amerika’nın Pehlevi ısrarına karşı bir “Pehlivan” İran için olduğu kadar Türkiye için de hayırlı sonuçlar doğurabilir. Diğer taraftan Sokullu Mehmed Paşa’nın görüşleri bağlamında düşünüldüğünde Amerika’nın İran’a kara operasyonu gerçekleştirmesinin Amerika’yı zora sokacağı da barizdir.

Üniversiteyi Hayata, Üretime ve Geleceğe Yaklaştırmak

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.

Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );

Leviathan, Prometheus Boşluğu ve Yeni Ortaçağ

“Anlamsız İşler” Çağının Sonu!

Alimler-Mutasavvıflar Anadolu ve Akademiya 

Akademiyi Metriklerle Yönetmenin Bedeli: “Kobra Etkisi”

Dijital Dünyada Kaybolan Nesiller: Z Kuşağı ve Sosyal...

Türkiye’de Zorunlu Eğitim Süresini Yine Yeniden Gündeme Getirmek

Make Amerika Small Again – II

 Kripto İsrail Nasıl Deşifre Olur?

Yankı Odasındaki Üniversite Yönetimleri

Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.066.271

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Ümmü Ebrar Güneş

Dünyanın Çarpık Düzeni için Nesrin Toydemir

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Melda Öztok

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Erol Kavuncu

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)

Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)

Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)

Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)

Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)

Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)

Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)

Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)

Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)

Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)

Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)

Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)

Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)

Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)

Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)

Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)

Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)

Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)

Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)

Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)

Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)

Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)

Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)

Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)

Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)

Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)

Ayın Konusu: Hegemonya (11)

Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)

Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)

Ayın Konusu: İstişare (25)

Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)

Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (11)

Ayın Konusu: Liyakat (36)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)

Ayın Konusu: NATO (5)

Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)

Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)

Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)

Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)

Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)

Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)

Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)

Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)

Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)

Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)

Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)

Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)

Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)

Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)

Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)

Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)

Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)

Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)

Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)

İktisadi ve İdari Bilimler (150)

İnsan ve Toplum Bilimleri (12)

Sağlık Bilimleri (50)

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.

Osmanlı Devleti’nden Günümüze İran Politikası Nisan 2, 2026

Osmanlı Devleti’nden Günümüze İran Politikası

Üniversiteyi Hayata, Üretime ve Geleceğe Yaklaştırmak Nisan 2, 2026

Üniversiteyi Hayata, Üretime ve Geleceğe Yaklaştırmak

İsa Peygamber  Nisan 1, 2026

Yoğun Bakım: Sirenler Sustuktan Sonra Konuşan Gerçek Nisan 1, 2026

Yoğun Bakım: Sirenler Sustuktan Sonra Konuşan Gerçek

Yazar olarak giriş yapın

Çıkış yapana kadar beni içerde tut.

@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni


© Akademik Akıl